ABD, İran’ın Larak Adası’ndaki iki fırlatma sistemini vurdu. Washington deniz mayını tehdidini gerekçe gösterirken İran, saldırıda kayıplar yaşandığını açıklayarak misillemede bulundu.
ABD’den İran’a bir ay sonra ilk saldırı: İki fırlatma sistemi vuruldu
ABD güçleri, İran’ın Larak Adası’nda bulunan iki fırlatma sistemini vurdu. Washington, Devrim Muhafızlarının Hürmüz Boğazı’na deniz mayını bırakmak üzere roket hazırladığını savunurken, İran saldırıda asker ve sivillerin hayatını kaybettiğini ve yaralandığını açıklayarak karşılık vereceğini duyurdu.

ABD ile İran arasındaki çatışmada tansiyon yeniden yükseldi. ABD güçleri, 30 Ağustos’ta Hürmüz Boğazı’nda bulunan İran’a ait Larak Adası’ndaki iki fırlatma sistemini hedef aldı. Saldırı, ABD’nin İran topraklarına yönelik temmuz sonundan bu yana bilinen ilk doğrudan askerî harekâtı oldu.
Washington yönetimi, saldırının uluslararası deniz trafiğine yönelik yakın bir tehdidi ortadan kaldırmak amacıyla gerçekleştirildiğini savundu. ABD’li yetkililere göre İran Devrim Muhafızları personeli, denize mayın bırakabilecek roketleri fırlatmaya hazırlanıyordu. İran tarafı ise bu iddiayı doğrulamadı.
İran can kaybı olduğunu açıkladı
İran Devrim Muhafızları, Larak Adası’na düzenlenen saldırıda askerler ile siviller arasında ölen ve yaralananların bulunduğunu bildirdi ancak kesin bilanço açıklamadı.
Devrim Muhafızları saldırının “karşılıksız kalmayacağını” belirterek sorumluların cezalandırılacağını duyurdu. Bu nedenle ham metindeki “çok sayıda kişi öldü” ifadesi kesin bir sayı bulunmadığı için kullanılmadı.
İran, Larak saldırısının ardından Ürdün’deki ABD askerî tesislerini balistik füzelerle hedef aldığını açıkladı. Devrim Muhafızları, Kral Hüseyin ve El-Ezrak üslerine saldırı düzenlendiğini bildirirken, Ürdün tarafı gelen füzelerin önemli bölümünün hava savunma sistemlerince engellendiğini açıkladı.
Hürmüz’de mayın gerilimi yeniden gündemde
ABD Başkanı Donald Trump, saldırıdan birkaç gün önce Hürmüz Boğazı’nın uluslararası sulardaki ana geçiş güzergâhlarında bulunan mayınların temizlendiğini açıklamıştı. Trump, İran’ın yeni mayın yerleştirmesine “sıfır tolerans” gösterileceğini ve mayın döşeyen gemilerin hedef alınacağını söylemişti.
ABD Merkez Komutanlığının açıklamalarına göre Amerikan askerleri, deniz kuvvetleri ve diğer unsurların desteğiyle ticari gemilerin kullandığı güzergâhlardaki mayınları temizledi. İran ise Washington’ın boğaz üzerindeki kontrol iddialarını reddederek geçiş kısıtlamalarının devam ettiğini savunuyor.
Savaş öncesinde günde 20 milyon varilden fazla petrolün geçtiği Hürmüz’de petrol transitinin ağustos sonunda yaklaşık 5 milyon varil seviyelerine kadar gerilediği tahmin edildi. Boğazdaki askerî hareketlilik, tanker saldırıları ve mayın tehdidi enerji piyasaları açısından en önemli risk unsurlarından biri olmayı sürdürüyor.
Gemilerden milyonlarca dolarlık geçiş ücreti tartışması
İran’ın savaş sırasında Hürmüz’den geçiş yapan bazı ticari gemilerden ücret aldığına ilişkin bilgiler de gündemde bulunuyor. İranlı bir milletvekili haziran ayında, bazı gemilerden geçiş başına ortalama 1,5 ila 2 milyon dolar alındığını ileri sürmüştü. Denizcilik kaynaklarında bir tankerin yaklaşık 2 milyon dolar, yani dönemin kuruyla yaklaşık 1,5 milyon sterlin ödediğine ilişkin haberler de yer aldı.
Ancak bu tutar bütün gemilere uygulanan sabit ve uluslararası kabul görmüş bir tarife değil. İran daha geniş bir geçiş ücretlendirme sistemi oluşturmak isterken ABD buna karşı çıkıyor. İran-Umman görüşmelerinde İran’ın yük değerinin yüzde 5-7’sine kadar ücret talep ettiği, Umman’ın ise daha düşük bir oran üzerinde çalıştığı bildirilmişti.
ABD ekonomik baskıyı da artırıyor
Askerî gerilim sürerken Washington, İran’a yönelik ekonomik yaptırımları da genişletiyor. ABD Hazine Bakanlığı 24 Ağustos’ta “Operation Economic Outcast” adı verilen yeni yaptırım kampanyasını başlattı.
Program, İran’ın uluslararası finans sistemine erişimini ve üçüncü ülkelerdeki ekonomik bağlantılarını kesmeyi hedefliyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran üzerindeki baskıyı artırmak amacıyla yeni ikincil yaptırımların düzenli biçimde açıklanacağını bildirdi.
Larak Adası’na yönelik saldırı ve İran’ın ardından gerçekleştirdiği misilleme, son haftalarda kısmen azalan doğrudan ABD-İran çatışmasının yeniden tırmanabileceğine ilişkin endişeleri artırdı. Hürmüz Boğazındaki seyrüsefer güvenliği ve mayın tehdidi ise hem askerî gerilimin hem de küresel enerji piyasalarının temel gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor.
