Sağlık
KAYNAK İhlas Haber Ajansı · YAZAR İhlas Haber Ajansı · HABER GİRİŞ 20 Ekim 2026, 09:20

Dünyada 3, Türkiye’de ise ilk kez Giresun’da görüldü

Giresun’da doğuştan sağ pelvik böbrek anomalisi bulunan ve mesane kanseri mesane kasına ilerleyen hastaya, mesanenin tamamen alınması ve idrarın vücut dışına yönlendirilmesini içeren ameliyat başarıyla gerçekleştirildi.

Dünyada 3, Türkiye’de ise ilk kez Giresun’da görüldü
Haber Özeti

Giresun’da doğuştan sağ pelvik böbrek anomalisi bulunan ve mesane kanseri mesane kasına ilerleyen hastaya, mesanenin tamamen alınması ve idrarın vücut dışına yönlendirilmesini içeren ameliyat başarıyla gerçekleştirildi.

Söz konusu kanser vakasının dünya genelinde benzer özellikte yalnızca 3 kez görüldüğü, Türkiye’den ise daha önce böyle bir vaka bildirilmediği belirtildi.

Giresun Prof. Dr. İlhan Özdemir Devlet Hastanesi’ne safra kesesi ve böbrek ağrısı şikayetiyle gelen 67 yaşındaki Ferhat Çakır, Üroloji Kliniği’nde ameliyata alındı. Çakır’ın böbreğinin normal anatomik konumunda değil, leğen kemiği içerisinde ve mesaneye yakın bulunması nedeniyle özellikli bir cerrahi müdahale yapıldı. Hastanın böbreğinde normalden farklı damar yapılarının bulunması da operasyonun planlama ve uygulama aşamalarını daha hassas hale getirdi.

Üroloji uzmanları Op. Dr. Burhan Özdemir, Op. Dr. Ertürk Altun, Op. Dr. Olcay Yıldırım ve Op. Dr. Hakan Keskin’den oluşan ekip tarafından gerçekleştirilen ameliyatta, mesane kanseri nedeniyle mesane tamamen alındı ve idrarın vücut dışına yönlendirilmesini sağlayan üriner diversiyon işlemi uygulandı. Cerrahi müdahale sırasında Çakır’ın böbreğinin ve böbrek fonksiyonlarının korunması sağlandı.

Türkiye’de ilk, dünyada dördüncü vaka

Operasyonu gerçekleştiren ekipte yer alan Op. Dr. Burhan Özdemir, kliniğin mesane kanseri ameliyatları konusunda deneyimli olduğunu belirterek hastadaki anatomik farklılıkların operasyonu daha özellikli hale getirdiğini söyledi. Hastanın böbreğinin mesanenin hemen yanında, leğen kemiği içerisinde bulunduğunu aktaran Özdemir, "Hastamızın normalden farklı olarak 4 atardamarı ve 3 toplardamarı vardı. Mesaneyi alırken ve tümörün yayılımını değerlendirmek amacıyla lenf bezlerini temizlerken bu damarlara zarar verilmemesi gerekiyordu. Bu nedenle ameliyat öncesinde ayrıntılı değerlendirme yaptık ve ekip arkadaşlarımızla anjiyografi görüntülerini inceledik. Ameliyatımız çok başarılı geçti. Hastamızın şifa bulmasından biz de oldukça mutluyuz" dedi.

Vatandaşların devlet hastanelerindeki sağlık hizmetlerine ilişkin ön yargılara kapılmaması gerektiğini de ifade eden Özdemir, hekimlerin gerekli donanım ve çalışma imkanlarıyla desteklenmesinin önemine dikkati çekti.

"Literatür taramasında üç vaka tespit ettik"

Hastanın tedavi sürecini yürüten Op. Dr. Ertürk Altun ise, hastaneye idrarda kanama şikayetiyle başvuran hastada yapılan tetkikler sonucunda mesanede kitle tespit edildiğini belirterek, "İlk aşamada kapalı yöntemle çıkarılan kitlenin patolojik incelemesinde kanserin mesane kasına ilerlediğini belirledik. Bu durumda mesanenin tamamen alınmasını içeren radikal sistektomi ameliyatının gerekli olduğunu karar verdik. Ameliyat öncesi görüntülemelerde hastanın pelvik böbrek anomalisi bulunduğu da tespit edildi. Literatür taramamızda pelvik böbreği bulunan hastalarda radikal sistektomi ve üriner diversiyon ameliyatının daha önce dünya genelinde yalnızca üç vakada bildirildiğini gördük. Türkiye’den ise bu özellikleri taşıyan bir vaka bildirimi bulunmadığını tespit ettik. Böbreğin damar yapılarının ve idrar kanalının korunması bizim için oldukça önemliydi. Ameliyat sırasında böbreği ve fonksiyonlarını korumayı başardık. Hastamızın şu anda iyi olması bizim için en sevindirici gelişme" diye konuştu.

"İdrarda kanama varsa ihmal etmeyin"

Dünyada 3, Türkiye’de ise ilk kez Giresun’da görüldü

Op. Dr. Olcay Yıldırım da mesane tümörlerinin çoğunlukla ağrısız idrar kanamasıyla kendini gösterebildiğini belirterek bu şikayeti yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden üroloji uzmanına başvurması gerektiğini vurguladı.

Tanı sürecinde ultrason ve sistoskopi gibi yöntemlerden yararlanıldığını aktaran Yıldırım, mesanede tespit edilen tümörün kapalı yöntemle çıkarılarak patolojik incelemeye gönderildiğini ifade etti. Tümörün mesane kasına ilerlediğinin belirlenmesi halinde ise hastalığın durumuna göre mesanenin tamamen alınması ve idrarın bağırsak kullanılarak oluşturulan bir sistemle vücut dışına yönlendirilmesinin gündeme gelebildiğini kaydetti.

Yıldırım, "Vatandaşlarımızdan ricamız, idrarlarında kanama gördüklerinde bunu ciddiye almaları ve mutlaka bir üroloji uzmanına başvurmalarıdır" ifadelerini kullandı.

"Sigara ve tütün kullanımı önemli risk faktörü

Op. Dr. Hakan Keskin ise, mesane kanserinde sigara ve tütün kullanımının önemli risk faktörleri arasında yer aldığını belirtti. Keskin, özellikle matbaa, tekstil ve deri sektörlerinde çalışan kişilerin mesleki maruziyet açısından risk altında olabileceğine dikkati çekti.

İleri yaş ve erkek cinsiyetinin de hastalık açısından öne çıkan faktörler arasında bulunduğunu aktaran Keskin, mesane kanserinin genetik yatkınlığın yanı sıra biyolojik ve çevresel etkenlerden de etkilenebildiğini ifade etti.

Keskin, kas tabakasına ilerlememiş bazı mesane tümörlerinde mesaneyi koruyan kapalı cerrahi yöntemler ve mesane içine uygulanan ilaç tedavilerinin kullanılabildiğini belirterek, kanserin mesane kasına ilerlediği veya daha ileri evreye ulaştığı durumlarda ise hastalığın özelliklerine göre daha kapsamlı cerrahi tedavilere ihtiyaç duyulabildiğini kaydetti.

Giresun’da gerçekleştirilen ameliyatın, nadir görülen anatomik bir anomali eşliğinde mesane kanserinin cerrahi tedavisine ilişkin bilimsel literatüre katkı sunması hedefleniyor.