Fırat Üniversitesi Hastanesi Radyodiagnostik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hanefi Yıldırım, venöz vasküler malformasyonlar ve bu hastalığın tedavisinde uygulanan yöntemler hakkında bilgi verdi. Venöz vasküler malformasyonların her yaş grubunda, beyinden ayak tabanına kadar vücudun farklı bölgelerinde görülebilen toplardamar yumağı olduğunu belirten Prof. Dr. Hanefi Yıldırım, bu oluşumların doğuştan gelişebildiğini, bazılarının ise travma sonrasında ortaya çıkabildiğini ifade etti.
Genç bir hastada sağ kalçanın özellikle oturma bölgesinde, cilt ve cilt altı yumuşak dokularda geniş bir alana yayılan venöz vasküler malformasyon bulunduğunu belirten Prof. Dr. Hanefi Yıldırım, hastaya kliniklerinde skleroterapi olarak adlandırılan köpüklü tedavi uyguladıklarını söyledi. Yıldırım, tedavi kapsamında, ince iğnelerle dört-beş farklı noktadan giriş yapılarak yüzde 3 Lauromacrogol adı verilen ilacın DSA anjiyografi eşliğinde yavaşça enjekte edildiğini aktardı.

Bu tür vakalarda cerrahi müdahalenin kanama riski yüksek olduğu için doğrudan cerrahi tedavinin tercih edilmediğini vurgulayan Prof. Dr. Hanefi Yıldırım, uygulanan işlemlerin ardından hastaların cerrahi müdahaleye uygun hâle gelebileceğini belirtti.

