Gündem
KAYNAK Halk TV Siyaset · YAZAR Kent 44 · HABER GİRİŞ 1 Eylül 2026, 16:07

Erinç Sağkan’dan Yeni Adli Yıl Mesajı: “Toplumsal Bütünleşme Hukukla Tesis Edilmeli”

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, 2026-2027 Adli Yılı açılışında yargı bağımsızlığı, ifade özgürlüğü, tutuklama uygulamaları ve avukatların sorunlarına dikkat çekti. Sağkan, kalıcı toplumsal barışın ancak hak ve özgürlüklerin güvence altında olduğu güçlü bir hukuk devletiyle sağlanabileceğini vurguladı.

Erinç Sağkan’dan Adli Yıl Açılışında Hukuk ve Yargı Mesajı
Haber Özeti

TBB Başkanı Erinç Sağkan, 2026-2027 Adli Yılı açılışında yargı bağımsızlığı, ifade özgürlüğü, hukuk eğitimi ve avukatların sorunlarına dikkat çekti.

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, 2026-2027 Adli Yılı açılış töreninde yaptığı konuşmada hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, ifade özgürlüğü, tutuklama tedbirleri ve avukatlık mesleğinin sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sağkan, toplumsal bütünleşmenin kalıcı olabilmesi için hukukun üstünlüğünün temel güvence olması gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin çevresinde savaş ve çatışmaların sürdüğü bir dönemde yeni adli yıla girildiğini belirten Sağkan, Türkiye'nin çatışmaların dışında kalmasının ve barış çabalarına katkı sunmasının önemli olduğunu ifade etti.

Sağkan, uluslararası hukuk ve barış konusunda güçlü bir tutum ortaya koyan bir devletin, kendi hukuk düzeninde de bağımsız ve tarafsız yargıyı güçlendirmesi gerektiğinin altını çizdi.

“TOPLUMSAL BÜTÜNLEŞME HUKUK ARACILIĞIYLA TESİS EDİLMELİ”

Konuşmasının önemli bölümünü toplumsal barış ve hukuk ilişkisine ayıran Sağkan, çatışmaların sona ermesinin tek başına yeterli olmayacağını belirtti.

Kalıcı toplumsal bütünleşmenin, yurttaşların hak ve özgürlüklerini koruyan bir hukuk sistemiyle mümkün olabileceğini ifade eden Sağkan, bu süreçlerde oluşturulacak hukuki zeminin açık, öngörülebilir, denetlenebilir ve anayasal ilkelerle uyumlu olması gerektiğini söyledi.

YARGI KARARLARININ UYGULANMASINA VURGU

TBB Başkanı Sağkan, hukuk devletinin temel göstergelerinden birinin bağımsız yargı kararlarına uyulması olduğunu belirtti.

Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmasının kamu makamlarının tercihine bırakılamayacağını ifade eden Sağkan, yargı kararlarının etkili biçimde hayata geçirilmesinin hukuk devletinin gereği olduğunu vurguladı.

TUTUKLAMA UYGULAMALARINI ELEŞTİRDİ

Sağkan, kişi özgürlüğünü sınırlayan tutuklama ve bazı adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına ilişkin de eleştirilerde bulundu.

Tutuklama tedbirlerinin kanunda öngörülen şartlara ve ölçülülük ilkesine uygun şekilde uygulanması gerektiğini belirten Sağkan, ceza soruşturmalarındaki gizlilik ilkesinin ihlal edilmesinin de masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı açısından sorun oluşturduğunu ifade etti.

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ ÇAĞRISI

İfade özgürlüğünün demokratik toplumun temel unsurlarından biri olduğunu belirten Sağkan, Türkiye'deki bazı yargı uygulamalarının özgürlük alanını genişletmek yerine daraltıcı sonuçlar ortaya çıkardığını savundu.

Sağkan, bireylerin düşüncelerini özgürce açıklama ve yayma hakkının temel haklar arasında bulunduğunu ve bu hakkın özünün korunması gerektiğini söyledi.

HUKUK FAKÜLTELERİNDE KONTENJAN 8 BİN SEVİYESİNE İNDİ

Sağkan, hukuk eğitimi konusunda son yıllarda atılan adımları ise olumlu değerlendirdi.

2022 yılından itibaren yeni hukuk fakültesi açılmadığını belirten Sağkan, ikinci öğretimlerin ve adalet meslek yüksekokullarının kapatılması ile Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı'nın uygulanmasını önemli adımlar arasında gösterdi.

Önceki yıllarda yaklaşık 16 bin seviyesinde bulunan hukuk fakültesi kontenjanlarının 8 bin düzeyine indirildiğiniaçıklayan Sağkan, bu değişimin hukuk eğitiminde nitelik açısından olumlu sonuçlar doğuracağını ifade etti.

BAŞARI SIRALAMASI İÇİN 50 BİN ÇAĞRISI

TBB Başkanı, hukuk fakültelerine girişte başarı sıralamasının kademeli olarak 50 bine yükseltilmesini istedi.

Sağkan ayrıca hukuk fakültelerinde eğitim kalitesinin belirli standartlara ulaşmasını sağlamak amacıyla akreditasyon sisteminin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

GENÇ AVUKATLARIN EKONOMİK SORUNLARINA DİKKAT ÇEKTİ

Konuşmasında genç avukatların ekonomik koşullarına da değinen Sağkan, genç girişimci prim muafiyetinin kaldırılmasının mesleğe yeni başlayan avukatlar açısından olumsuz sonuçlar doğurduğunu söyledi.

Prim muafiyetinin yeniden uygulanmasını isteyen Sağkan; staj döneminde kamu desteği sağlanması, zorunlu müdafi ve vekillere yapılan ödemelerin artırılması ve kamu avukatlarının özlük haklarının iyileştirilmesi yönündeki taleplerini yineledi.

AVUKATLARA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI ÖNLEM ÇAĞRISI

Sağkan, avukatlara yönelik şiddetin münferit olaylar olarak değerlendirilemeyecek boyuta ulaştığını ifade etti.

Konuşmasında 28 Nisan'da Bursa'da hayatını kaybeden Avukat Hatice Kocaefe ile 7 Ocak'ta Yalova'da görevi sırasında silahlı saldırıda yaşamını yitiren Avukat Zekeriya Polat'ı anan Sağkan, avukatlara yönelik saldırılara karşı caydırıcı yaptırımlar ve önleyici mekanizmaların hayata geçirilmesini istedi.

Sağkan, avukata yönelik şiddetin yalnızca meslek mensuplarını değil, vatandaşların savunma hakkını ve adalete erişimini de doğrudan etkilediğini belirtti.

“SİLAHLAR SUSUYORSA KONUŞMA SIRASI HUKUKA GEÇMELİ”

Sağkan konuşmasının sonunda toplumsal barışın kalıcılığının güçlü bir hukuk düzeninden geçtiğini vurguladı.

TBB Başkanı, “Silahlar susuyorsa konuşma sırası da artık hukuka geçmelidir” ifadelerini kullanarak hukukun her alanda ve herkes için eşit biçimde uygulanması gerektiğini söyledi.

Yeni adli yılın yargı mensupları, avukatlar, adalet çalışanları ve vatandaşlar açısından adaletin daha etkin şekilde sağlandığı bir dönem olması temennisinde bulundu.