Filistinli Kayıplar ve Zorla Kaybedilenler Merkezi, 317 vakalık araştırmaya dayanarak Gazze’de 2 bin 500 ila 3 bin kişinin zorla kaybedilmiş olabileceğini açıkladı.
Gazze’de kayıplar dosyası büyüyor: 11 bin 200’den fazla kişinin akıbeti belirsiz
Filistinli Kayıplar ve Zorla Kaybedilenler Merkezi, Gazze Şeridi’nde yaklaşık 2 bin 500 ila 3 bin kişinin zorla kaybedilmiş olabileceğini açıkladı. Merkezin 317 vaka üzerinden yaptığı çalışmada çocuklar, kadınlar ve yaşlıların da yer aldığı farklı kaybolma örüntüleri tespit edildi.

Filistinli Kayıplar ve Zorla Kaybedilenler Merkezi, Gazze Şeridi’nde yaklaşık 2 bin 500 ila 3 bin kişinin zorla kaybedilmiş olabileceğini tahmin etti. Açıklama, her yıl 30 Ağustos’ta anılan Uluslararası Zorla Kaybedilme Mağdurları Günü öncesinde yayımlanan ve 317 vakayı inceleyen analitik çalışmaya dayandırıldı.
Merkez, çalışmanın Gazze’deki tüm kayıp veya zorla kaybetme vakalarını kapsamadığını, ailelerin başvuruları ve sahada belgelenen olaylardan oluşan bir örneklem üzerinden hazırlandığını vurguladı. Bulguların, daha geniş çaplı bir zorla kaybetme örüntüsünün bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğine işaret ettiği belirtildi.
302 erkek, 15 kadın çalışmada yer aldı
İncelenen 317 vakanın 302’sini erkekler oluşturdu. Bu sayı örneklemin yüzde 95,27’sine karşılık gelirken, 15 kadın da çalışmada yer aldı. Vakaların 41’inin çocuk, 17’sinin ise 60 yaş ve üzerindeki kişiler olduğu kaydedildi.
Ham metindeki “Gazze kentinde 302 kişi” bilgisi ise doğru değil. 302 rakamı coğrafi dağılımı değil, örneklemdeki erkeklerin sayısını ifade ediyor.
Coğrafi dağılımda en fazla vaka 89 kişiyle Gazze vilayetinde kaydedildi. Kuzey Gazze’de 74, Han Yunus’ta 59, Orta Gazze’de 37 ve Refah’ta 32 vaka belgelendi.
En fazla vaka ev baskınları sırasında kaydedildi
Merkezin çalışmasına göre zorla kaybedilmiş olabileceği değerlendirilen kişilerin hangi koşullarda ortadan kayboldukları da incelendi.
İsrail güçlerinin evlere yönelik baskınları ve mahalleleri kuşatması sırasında 76 vaka kaydedildi. Evlerine dönmek veya temel ihtiyaçlarını almak amacıyla bölgeye giden 60 kişinin de daha sonra akıbetinin belirlenemediği bildirildi.
Yerinden edilme sırasında veya askerî kontrol noktalarından geçerken kaybolduğu belirtilenlerin sayısı 42 olarak açıklandı. Yiyecek ararken ya da yardım kamyonlarını beklerken kaybolduğu kaydedilen 39 kişi bulunurken, sağlık tesislerinin kuşatılması, basılması veya hastaların nakliyle bağlantılı 22 vaka belgelendi.
Çalışmada gazetecilik veya saha faaliyeti sırasında kaybolduğu bildirilen 10 kişi de yer aldı.
Enkaz altındaki kayıplarla aynı kategoride değil
Merkez, Gazze’de yıkılan yapıların enkazı altında bulunduğu değerlendirilen yaklaşık 4 bin ila 5 bin kişinin ise zorla kaybetme vakalarıyla aynı kategoride değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Bu kişiler de resmî olarak kayıp durumda olsa da enkaz altında kaldıkları düşünülen kişiler ile gözaltına alınmış veya başka koşullarda zorla kaybedilmiş olabileceğinden şüphelenilen kişilerin hukuki durumları birbirinden farklı.
Birleşmiş Milletler terminolojisinde zorla kaybetme; kişinin devlet görevlileri veya devletin desteği ya da onayıyla hareket eden kişiler tarafından gözaltına alınması, tutulması veya kaçırılmasının ardından özgürlüğünden yoksun bırakıldığının inkâr edilmesi ya da akıbetinin ve bulunduğu yerin açıklanmaması olarak tanımlanıyor.
11 bin 200’den fazla kişinin akıbeti belirsiz
Filistin Adalet Bakanlığı, Nisan 2026’da yaptığı açıklamada 7 Ekim 2023’ten bu yana 11 bin 200’den fazla Filistinlinin kayıp veya zorla kaybedilmiş kişiler arasında bulunduğunu bildirmişti. Bu kişilerin 4 bin 700’den fazlasının kadın ve çocuk olduğu belirtilmişti.
Bu toplamın içinde enkaz altında olduğu değerlendirilen kişiler, akıbeti belirlenemeyen siviller ve zorla kaybedildiğinden şüphelenilen kişiler gibi farklı kategoriler bulunuyor. Bu nedenle 11 bin 200 rakamının tamamının doğrulanmış zorla kaybetme vakası olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
Filistinli Kayıplar ve Zorla Kaybedilenler Merkezi, kayıp kişilerin akıbetinin açıklanması, tutulan kişilere uluslararası kuruluşların erişiminin sağlanması ve şüpheli zorla kaybetme vakalarının bağımsız şekilde araştırılması çağrısında bulundu.
