Dünya
KAYNAK TRT Haber Dünya · YAZAR Kent 44 · HABER GİRİŞ 3 Eylül 2026, 12:43

Her 5 çocuktan biri risk altında: UNICEF dijital istismarın boyutunu açıkladı

UNICEF’in 21 ülkede yürüttüğü araştırmaya göre, internet kullanan 12-17 yaş grubundaki yaklaşık 20 milyon çocuk bir yıl içerisinde teknoloji aracılığıyla cinsel sömürü veya istismarın en az bir türüne maruz kaldı. Vakaların yaklaşık yüzde 60’ının sosyal medya platformlarında gerçekleştiği, 10 vakadan 4’ünden fazlasının ise hiç kimseye anlatılmadığı belirlendi.

UNICEF’in 21 ülkede yaptığı araştırma, milyonlarca çocuğun dijital teknolojiler aracılığıyla cinsel istismar ve sömürü riskiyle karşılaştığını ortaya koydu.
Haber Özeti

UNICEF’e göre 21 ülkede internet kullanan yaklaşık 20 milyon çocuk bir yılda teknoloji aracılığıyla cinsel istismar veya sömürüye maruz kaldı.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu UNICEF, dijital teknolojilerin çocuklara yönelik cinsel istismar ve sömürüyü nasıl kolaylaştırdığını inceleyen kapsamlı araştırmasının sonuçlarını açıkladı.

“Through Children’s Eyes: How Digital Technologies Enable Child Sexual Abuse” başlıklı rapora göre, araştırmanın gerçekleştirildiği 21 ülkede internet kullanan 12-17 yaş grubundaki yaklaşık 20 milyon çocuk, bir yıl içerisinde teknoloji aracılığıyla gerçekleşen cinsel sömürü veya istismarın en az bir biçimine maruz kaldı.

Bu rakam, araştırma kapsamındaki internet kullanıcısı çocukların yaklaşık beşte birine karşılık geliyor.

15 milyondan fazla çocuk istemediği içeriklerle karşılaştı

Araştırmada 15 milyondan fazla çocuğun istemediği cinsel içeriklere maruz kaldığı tahmin edildi.

Yaklaşık 9 milyon çocuğun kendi isteği dışında cinsel içerikli konuşmalara katılması veya cinsel görüntüler paylaşması yönünde talep ve baskıyla karşılaştığı belirlendi.

Yaklaşık 4 milyon çocuk ise kendisine ait cinsel içerikli görüntülerin rızası dışında paylaşılmasıyla karşı karşıya kaldı.

UNICEF, çocukların yaşadıkları vakaları bildirmeme eğiliminin yüksek olması nedeniyle gerçek sayının araştırmada hesaplanandan daha fazla olabileceğine dikkat çekti.

Vakaların yaklaşık yüzde 60’ı sosyal medyada

Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri, dijital istismar vakalarının gerçekleştiği platformlar oldu.

Vakaların yaklaşık yüzde 60’ının Facebook, Instagram, Snapchat, TikTok ve WhatsApp gibi yaygın sosyal medya platformlarında meydana geldiği belirlendi. Vakaların yüzde 14’ünün ise çevrim içi oyunlarda gerçekleştiği kaydedildi.

Sosyal medyanın etkisi ülkelere göre önemli ölçüde değişiyor. Karadağ’da bildirilen vakaların yüzde 80’den fazlası sosyal medya platformlarıyla bağlantılı bulunurken, Kolombiya’da bu oran yüzde 50’nin üzerinde gerçekleşti.

Vakaların yüzde 57’sinde fail çocuğun tanıdığı biri

Araştırma, dijital ortamda gerçekleştirilen istismarın ağırlıklı olarak yabancılar tarafından yapıldığı yönündeki genel algıyı da sorgulayan sonuçlar ortaya koydu.

Vakaların yüzde 57’sinde istismarı gerçekleştiren kişinin çocuk tarafından daha önceden tanındığı belirlendi. Bu kişilerin akran, arkadaş, romantik partner veya aile üyesi olabildiği bildirildi.

Çocukların yüzde 38’inin ise istismarı gerçekleştiren kişiyle ilk kez internet ortamında karşılaştığı tespit edildi. Sahte hesaplar, anonim profiller ve özel mesajlaşma özelliklerinin çocuklarla temas kurulmasında kullanılabildiği belirtildi.

10 vakadan 4’ünden fazlası kimseye anlatılmadı

Raporda çocukların yaşadıkları istismarı bildirmekte ciddi güçlük yaşadığı da ortaya konuldu.

Vakaların 10’da 4’ünden fazlasının hiçbir kişiye açıklanmadığı, polise, sosyal hizmet görevlilerine veya yardım hatlarına bildirilen vakaların oranının ise yüzde 1’in altında kaldığı belirlendi.

UNICEF, çocukların önemli bölümünün nereye veya kime başvuracağını bilmediği için sessiz kaldığını bildirdi.

Araştırmada dijital istismara maruz kalan çocukların intihar düşüncesi ve kendine zarar verme davranışı bildirme olasılığının diğer çocuklara göre yaklaşık dört kat daha yüksek olduğu da tespit edildi.

UNICEF, hükümetlere ve teknoloji şirketlerine çocukların mahremiyetini güçlendiren, yetişkinlerden gelen istenmeyen iletişimi sınırlayan, bildirim mekanizmalarını kolaylaştıran ve platformları çocuk güvenliğini merkeze alacak şekilde tasarlayan yeni önlemler geliştirme çağrısında bulundu.