Osmanlı döneminde Şam-Medine arasında kurulan Hicaz Demir Yolu, Türkiye, Suriye ve Ürdün işbirliğiyle modern bir bölgesel ulaşım koridoruna dönüştürülmeye hazırlanıyor.
Hicaz Demir Yolu 118 yıl sonra yeniden canlandırılıyor
Sultan II. Abdülhamid döneminde Şam ile Medine arasında inşa edilen Hicaz Demir Yolu, Türkiye, Suriye ve Ürdün’ün ortak çalışmasıyla yeniden işler hale getirilmeye hazırlanıyor. Modern proje, tarihi hattı bölgesel ulaşım ve lojistik koridoruna dönüştürmeyi hedefliyor.

Osmanlı Devleti’nin en önemli ulaşım projelerinden Hicaz Demir Yolu, açılışından 118 yıl sonra yeniden işler hale getirilmeye hazırlanıyor. Türkiye, Suriye ve Ürdün arasında yürütülen çalışmalarla tarihi güzergahın modern bir demir yolu ve lojistik koridoruna dönüştürülmesi hedefleniyor.
Hicaz Demir Yolu’nun temeli Sultan II. Abdülhamid’in talimatıyla 1 Eylül 1900’de atıldı. Şam’dan başlayan hat 1903’te Amman’a, 1904’te Maan’a, 1907’de El-Ula’ya ve 1908’de Medine’ye ulaştı. Hayfa bağlantısıyla birlikte toplam uzunluğu 1.464 kilometreyi bulan demir yolu, 1 Eylül 1908’de resmen hizmete açıldı.
Hac yolculuğunu kolaylaştırmak için kuruldu
Projenin temel amaçlarından biri Şam’dan Medine’ye yapılan ve haftalar sürebilen hac yolculuğunu daha güvenli ve kısa hale getirmekti.
Bunun yanında hat, Osmanlı Devleti’nin Hicaz üzerindeki idari ve askeri imkanlarını güçlendirecek, ticareti geliştirecek ve farklı bölgeler arasındaki ulaşımı kolaylaştıracak stratejik bir proje olarak tasarlandı.
İnşaatın organizasyonu için II. Abdülhamid’in başkanlığında Komisyon-ı Âli oluşturuldu. Projenin finansmanında Osmanlı bütçesinin yanı sıra İslam dünyasının farklı bölgelerinden yapılan bağışlardan yararlanıldı.
Türkiye, Suriye ve Ürdün ortak çalışma başlattı
Tarihi hattın yeniden canlandırılması yönündeki somut süreç, Türkiye, Suriye ve Ürdün arasında yürütülen ulaştırma görüşmeleriyle hız kazandı.
Üç ülke, Nisan 2026’da bölgesel bağlantısallığın güçlendirilmesi, sınır ötesi taşımacılığın geliştirilmesi ve demir yolu altyapılarının yeniden işler hale getirilmesini kapsayan ulaştırma işbirliği mutabakatı imzaladı.
Türkiye’nin desteğiyle Suriye Hicaz Demiryolları’nın eksik durumdaki yaklaşık 30 kilometrelik üstyapısının tamamlanması planlanıyor. Ürdün ise lokomotiflerin bakım, onarım ve işletilmesine yönelik teknik imkanları değerlendiriyor.
İlk hedef Türkiye’den Halep’e kesintisiz bağlantı
Modern Hicaz Demir Yolu projesinin ilk aşamasında Türkiye’nin mevcut demir yolu ağının Halep’e bağlanması öngörülüyor.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Halep ile Şam arasında mevcut bir demir yolu hattının bulunduğunu, bunun ardından Suriye-Ürdün bağlantısının yeniden işler hale getirilebileceğini açıkladı.
Projenin yalnızca tarihi hattın restorasyonundan ibaret olmadığı, yük ve yolcu taşımacılığı yapabilecek modern bir ulaşım koridoru oluşturulmasının hedeflendiği belirtiliyor.
Hedef Suudi Arabistan ve Umman’a ulaşmak
Türkiye’nin uzun vadeli planında demir yolu hattının Ürdün’den Suudi Arabistan’a, ardından Umman’a kadar uzatılması bulunuyor.
Böyle bir bağlantının hayata geçirilmesi halinde Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaşan demir yolu ağı, Suriye ve Ürdün üzerinden Körfez ülkelerine kadar uzanabilecek.
Uraloğlu, modern Hicaz Demir Yolu’nun Kızıldeniz, Akdeniz ve Avrupa arasında yeni bir ulaşım alternatifi oluşturabileceğini, hattın Umman’a kadar uzatılması durumunda Hürmüz Boğazı’na alternatif bir kara ve demir yolu koridoru ortaya çıkabileceğini belirtti.
Türkiye ile Suudi Arabistan arasında Haziran 2026’da demir yolu ve lojistik hizmetleri alanında imzalanan ayrı mutabakatlar da bu hedef doğrultusundaki işbirliğini güçlendirdi.
Tarihi miras modern lojistik koridoruna dönüşecek
Yeni projenin amacı 1908’deki hattı birebir yeniden kurmaktan çok, tarihi güzergahı günümüzün ulaşım ihtiyaçlarına uygun şekilde yeniden işlevlendirmek.
Hattın hayata geçirilmesiyle Türkiye, Suriye, Ürdün ve Körfez ülkeleri arasındaki kara ve demir yolu bağlantılarının güçlendirilmesi, taşıma sürelerinin kısaltılması ve bölgesel ticaretin artırılması hedefleniyor.
Osmanlı döneminde hacıların, askerlerin ve ticari yüklerin taşındığı Hicaz Demir Yolu böylece 118 yıl sonra yeniden gündeme gelirken, proje bu kez tarihi öneminin yanında Avrupa ile Orta Doğu ve Körfez arasında yeni bir lojistik koridor oluşturma hedefi taşıyor.
