Dünya
KAYNAK TRT Haber Son Dakika · YAZAR Kent 44 · HABER GİRİŞ 29 Ağustos 2026, 14:14

IMO: Basra Körfezi’nde 400 gemi ve 6 bin denizci mahsur

Uluslararası Denizcilik Örgütü, Hürmüz Boğazı’ndaki krizin altıncı ayında yaklaşık 400 geminin güvenli şekilde Basra Körfezi’nden ayrılamadığını açıkladı. Gemilerde bulunan yaklaşık 6 bin denizci yüksek güvenlik riski ve belirsizlik altında çalışmayı sürdürüyor.

IMO: Hürmüz Krizinde 400 Gemi ve 6 Bin Denizci Mahsur
Haber Özeti

IMO, Hürmüz Boğazı krizinin altıncı ayında yaklaşık 400 gemi ve 6 bin denizcinin Basra Körfezi’nden güvenli şekilde ayrılamadığını açıkladı.

Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), Orta Doğu’da 28 Şubat’ta başlayan çatışmaların üzerinden altı ay geçmesine rağmen Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi’ndeki denizcilik krizinin çözülemediğini açıkladı. IMO’ya göre bazı gemiler bölgeden ayrılmayı başarırken, yaklaşık 400 gemide bulunan 6 bin civarında denizci güvenli şekilde Körfez’den çıkamadı.

IMO Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, denizcilerin aylardır yüksek risk ve belirsizlik koşullarında çalıştığını belirterek Hürmüz Boğazı’nda güvenli ve engelsiz seyrüseferin yeniden sağlanması için uluslararası iş birliği çağrısında bulundu.

70 saldırıda 19 denizci hayatını kaybetti

IMO’nun güncel verilerine göre çatışmaların başladığı 28 Şubat’tan bu yana uluslararası deniz taşımacılığına yönelik en az 70 saldırı doğrulandı. Bu saldırılarda 19 denizci yaşamını yitirdi.

Kriz sırasında Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi trafiği ciddi biçimde azalırken, gemi sahipleri ve işletmeciler güvenlik garantilerinin yetersizliği nedeniyle boğazı kullanmakta temkinli davranmaya devam ediyor.

IMO daha önce bölgede mahsur kalan denizcilerin ve gemilerin tahliyesine yönelik kapsamlı bir plan hazırlamıştı. Haziran ayında başlayan tahliye operasyonu, Umman Körfezi’nde bir gemiye düzenlenen saldırının ardından güvenlik koşullarının yeniden değerlendirilmesi amacıyla geçici olarak durduruldu. Tahliye planının mevcut durumda askıda olduğu belirtiliyor.

Yakıt ve gübre tedarikine küresel uyarı

Dominguez, Hürmüz’deki sorunun yalnızca bölgede bulunan gemiler ve denizciler açısından değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.

Yakıt, gübre ve diğer temel emtiaların küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kesintilerin dünyanın farklı bölgelerindeki toplumlar ve ekonomiler üzerinde doğrudan sonuçları bulunduğunu belirten Dominguez, krizin kısa ve uzun vadeli etkilerinin ciddi olduğunu ifade etti.

Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Savaş öncesinde dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte biri bu güzergâhtan geçiyordu. Çatışmaların başlamasının ardından güvenlik riskleri ve geçiş kısıtlamaları nedeniyle trafik savaş öncesindeki seviyelerin oldukça altına geriledi.

IMO Konseyi engelsiz geçiş çağrısı yaptı

IMO Konseyi, 6-10 Temmuz tarihlerinde düzenlenen 137. oturumunda kritik deniz yollarının korunmasına ilişkin bir karar kabul etti.

Kararda uluslararası seyrüsefer amacıyla kullanılan boğazlardan transit geçiş hakkının tehdit edilmemesi, engellenmemesi veya askıya alınmaması gerektiği vurgulandı. Konsey, Hürmüz Boğazı çevresindeki sivil ticari gemilere yönelik saldırıları da kınadı.

IMO ayrıca bölge ülkeleri arasında yapılacak düzenlemelerin bütün gemilere ayrım gözetmeksizin geçiş hakkı sağlaması gerektiğini bildirdi. Boğazdan geçişin uluslararası hukuk doğrultusunda herhangi bir geçiş ücreti veya ek harç uygulanmadan yapılması gerektiğine dikkat çekildi.

“Yeniden siyasi irade ve iş birliği gerekiyor”

Dominguez, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin yeniden tesis edilmesi için IMO üyesi ülkeler ile denizcilik sektörüne Birleşmiş Milletler sistemiyle birlikte çalışma çağrısında bulundu.

Karadeniz’den Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ne kadar farklı bölgelerde deniz güvenliğinin kötüleştiğini belirten Dominguez, bunun küresel ticaretin yanı sıra çatışmalarla ilgisi bulunmadığı halde risk altında çalışan binlerce denizciyi doğrudan etkilediğini vurguladı.

IMO, Hürmüz Boğazı’nda güvenli ve sürdürülebilir deniz trafiğinin yeniden sağlanması için bölge ülkeleri, üye devletler ve denizcilik sektörüyle çalışmalarını sürdürüyor.