İskoç Yeşiller, John Swinney hükümetinden İsrail’e yönelik boykot ve yaptırım kararlarının tam uygulanmasını, BM listesindeki şirketlerle kamu sözleşmelerinin gözden geçirilmesini istedi.
İskoç Yeşiller Partisinden hükümete İsrail boykotunu tam uygulama çağrısı
İskoç Yeşiller Partisi, John Swinney liderliğindeki İskoç hükümetinden İsrail’e yönelik boykot, yatırımların geri çekilmesi ve yaptırım kararlarının uygulanması için yeni hükümet programında somut bir takvim açıklamasını istedi. Parti, işgal altındaki Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşim faaliyetleriyle bağlantılı şirketlerle kamu sözleşmelerinin sona erdirilmesini de talep ediyor.

İskoç Yeşiller Partisi, İskoçya Başbakanı John Swinney liderliğindeki hükümete, İsrail’e yönelik boykot, yatırımların geri çekilmesi ve yaptırım kararlarını tam olarak uygulaması çağrısında bulundu. Parti, İskoç hükümetinin yeni programında bu yönde açık bir takvim, somut tedbirler ve uygulamanın denetlenmesini sağlayacak bir mekanizma yer almasını talep etti.
Böylece ham metindeki, boykot ve yaptırımların hükümet programına alınması çağrısının doğrudan Swinney tarafından yapıldığı yönündeki bilgi düzeltilmiş oldu. Çağrıyı yapan taraf İskoç Yeşiller Partisi ve partinin İskoç Parlamentosu üyesi Patrick Harvie olurken talepler John Swinney hükümetine yöneltildi.
İskoç Parlamentosu, 3 Eylül 2025’te Patrick Harvie tarafından sunulan değişiklik önerisini 62 kabul, 31 ret ve 21 çekimser oyla kabul etmişti. Kabul edilen metin, İskoçya ve Birleşik Krallık hükümetlerine İsrail devletine ve İsrail’in askeri faaliyetleri ile Filistin topraklarındaki işgalinde rol oynadığı belirtilen şirketlere yönelik boykot, yatırımların geri çekilmesi ve yaptırımlardan oluşan bir paket uygulanması çağrısı yapıyordu. Nihai önerge de 65 kabul, 24 ret ve 26 çekimser oyla kabul edildi. Parlamento kararı siyasi bir çağrı niteliği taşıyor; tek başına şirketlere yönelik bağlayıcı bir yaptırım rejimi oluşturmuyor.
BM listesindeki şirketlerin sözleşmeleri gündemde
İskoç Yeşiller, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği tarafından hazırlanan veri tabanında yer alan şirketlerle mevcut kamu sözleşmelerinin gözden geçirilmesini ve gerekli koşullarda sona erdirilmesini istiyor.
BM İnsan Hakları Ofisinin Eylül 2025’te güncellediği veri tabanında, işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasa dışı İsrail yerleşimleriyle bağlantılı belirli ticari faaliyetlerde bulunduğu tespit edilen 11 ülkeden toplam 158 şirket bulunuyor. Bunlar arasında yerleşimlerin inşası ve sürdürülmesine malzeme sağlama, doğal kaynakların kullanımı ve bazı altyapı faaliyetleriyle bağlantılı şirketler yer alıyor.
Söz konusu veri tabanı doğrudan bir yaptırım veya hukuki mahkumiyet listesi niteliğinde değil. Buna karşın Yeşiller, İskoç kamu kurumlarının bu şirketlerle ticari ilişkilerinde BM kayıtlarını dikkate alması gerektiğini savunuyor.
İskoç hükümetinin Temmuz 2026’da yayımladığı bir bilgi edinme yanıtı ise Eylül 2025’te BM listesinin güncellenmesinin ardından İskoçya’daki kamu alımı kurallarında bu şirketleri otomatik olarak ihalelerden dışlayacak bir değişiklik yapılmadığını ortaya koydu.
Thatcher döneminden kalan yasa için değişiklik talebi
Yeşillerin gündeme getirdiği diğer başlıklardan biri, Margaret Thatcher’ın başbakanlığı döneminde kabul edilen 1988 tarihli Yerel Yönetim Yasası’nın kamu alımlarına ilişkin hükümleri.
Yasanın 17. maddesi, yerel yönetimlerin kamu sözleşmelerinde bazı “ticari olmayan” unsurları dikkate almasını sınırlıyor. Bunlar arasında tedarik edilen ürünlerin hangi ülke veya bölgeden geldiği ya da şirketin ticari faaliyetlerinin hangi ülkede bulunduğu gibi coğrafi kriterler de yer alıyor.
İskoç Yeşiller, bu düzenlemenin yerel yönetimlerin boykot, yatırımların geri çekilmesi ve yaptırım politikaları doğrultusunda etik kamu alımı kararları almasının önünde engel oluşturduğunu savunuyor. Parti, İskoç belediyelerine daha geniş hareket alanı sağlanması için yasal düzenleme yapılmasını talep ediyor.
Rusya için uygulanan model İsrail için de istendi
Patrick Harvie ayrıca İskoç hükümetinin Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Mart 2022’de izlediği yaklaşımın İsrail konusunda da uygulanmasını istedi.
İskoç hükümeti 3 Mart 2022’de ülkedeki şirketlere Rusya ile ticari ilişkilerini gözden geçirme ve mümkün olduğu ölçüde sonlandırma çağrısı yapmıştı. Hükümet ve bağlı ekonomik kalkınma kuruluşları da Rusya ile ticaret ve yatırımı desteklememek için sahip oldukları yetkileri kullanacaklarını açıklamıştı.
Yeşiller, benzer bir rehberin İsrail konusunda da yayımlanmasını ve İskoç işletmelerine İsrail ile ticari ilişkilerini sona erdirmeleri yönünde açık çağrı yapılmasını istiyor.
Harvie, İskoç hükümetinin geçen yıl parlamentoda destek verdiği kararları uygulamaya dönüştürmekte yetersiz kaldığını savundu. Kamu fonlarından yararlanan şirketlerin insan hakları ve uluslararası hukuk bakımından daha kapsamlı değerlendirmeye tabi tutulması gerektiğini belirten Harvie, hükümetten mevcut sözleşmeleri de gözden geçirmesini talep etti.
Hükümet: Eylül 2025 tedbirleri yürürlükte
İskoç hükümeti ise İsrail ve Gazze’deki gelişmeler konusunda hiçbir adım atılmadığı yönündeki eleştirileri kabul etmiyor.
John Swinney, 3 Eylül 2025’te açıkladığı ekonomik, diplomatik ve insani tedbir paketi kapsamında, soykırım işlendiğine dair makul kanıt bulunduğunu değerlendirdiği ülkelere ürün veya hizmet sağlayan savunma şirketlerine yeni kamu kaynakları verilmesinin askıya alınacağını duyurmuştu. Hükümet bu uygulamanın İsrail’e ürün veya hizmet sağlayan savunma şirketlerini de kapsadığını açıklamıştı.
Aynı paket kapsamında Scottish Enterprise gibi hükümete bağlı kuruluşlara, mümkün olduğu ölçüde İskoçya ile İsrail arasındaki ticarete destek vermemeleri yönünde talimat verilmiş ve Gazze’deki sağlık hizmetlerine yönelik ek insani yardım açıklanmıştı.
İskoç hükümeti, savunma şirketlerine yönelik yeni kamu finansmanı kısıtlamasının açıklandığı anda uygulamaya konulduğunu ve halen yürürlükte olduğunu belirtiyor. Ancak Yeşiller, mevcut politikanın İsrail’e ve işgal altındaki Filistin topraklarındaki faaliyetlerle bağlantılı bütün şirketlere yönelik kapsamlı bir boykot ve yaptırım sistemi oluşturmadığını savunuyor.
Parlamento kararı ile uygulama arasındaki fark tartışılıyor
Tartışmanın merkezinde, İskoç Parlamentosunun Eylül 2025’te kabul ettiği siyasi çağrıyla hükümetin bugüne kadar uyguladığı tedbirlerin kapsamı arasındaki fark bulunuyor.
Yeşiller; mevcut kamu sözleşmelerinin incelenmesi, BM veri tabanındaki şirketlerle ilişkilerin sonlandırılması, yerel yönetimlerin kamu alımlarındaki hukuki kısıtlamaların değiştirilmesi ve İskoç şirketlerine İsrail ile ticareti durdurmaları yönünde rehber yayımlanması gibi ilave adımlar istiyor.
İskoç hükümeti ise dış politika, uluslararası yaptırımlar ve silah ihracatı gibi temel alanların Birleşik Krallık hükümetinin yetkisinde olduğuna dikkat çekerken kendi devredilmiş yetkileri kapsamında ekonomik ve insani tedbirleri uygulamaya devam ettiğini belirtiyor.
İskoç Yeşillerin son çağrısıyla birlikte gözler, John Swinney hükümetinin yeni programında Eylül 2025’te parlamentoda kabul edilen boykot ve yaptırım çağrısına ilişkin yeni bir düzenleme veya uygulama takvimi açıklayıp açıklamayacağına çevrildi.
