Dünya
KAYNAK TRT Haber Son Dakika · YAZAR Kent 44 · HABER GİRİŞ 1 Eylül 2026, 02:44

İsrail’den ateşkese rağmen Lübnan’a yeni hava saldırıları

İsrail ordusu, ateşkese rağmen Lübnan’ın güneyindeki Sur ve Nebatiye bölgelerine hava ve topçu saldırıları düzenledi. Mansuri ve Meşaa’ya üç hava saldırısı gerçekleştirilirken, Kantara’daki şiddetli patlamalar sonucu dağın bir bölümünün çöktüğü bildirildi.

İsrail’den Lübnan’ın Güneyine Yeni Hava Saldırıları
Haber Özeti

İsrail ordusu, ateşkese rağmen Lübnan’ın güneyindeki Mansuri, Meşaa ve Doğu Zevtar’a saldırılar düzenledi. Kantara’daki patlamalarda dağın bir bölümü çöktü.

İsrail ordusu, Lübnan ile varılan ateşkese rağmen ülkenin güneyindeki çeşitli noktalara hava ve topçu saldırıları düzenledi. Lübnan resmi haber ajansının aktardığı bilgilere göre saldırılar Sur ve Nebatiye çevresinde yoğunlaşırken, İsrail’e ait insansız hava araçlarının başkent Beyrut’un güneyindeki Dahiye bölgesi üzerinde de alçak irtifada uçuş yaptığı bildirildi.

Sur ilçesinde İsrail’e ait İHA’lar çeşitli yerleşimlerin üzerinde alçak irtifada uçtuktan sonra Mansuri beldesi ile Meşaa Mahallesi’ne art arda üç hava saldırısı düzenledi. İlk açıklamalarda saldırılarda can kaybı veya yaralanma meydana gelip gelmediğine ilişkin bilgi paylaşılmadı.

Nebatiye’de de hava saldırıları düzenlendi

İsrail savaş uçaklarının aynı saatlerde Nebatiye’nin Doğu Zevtar beldesinde bir bölgeyi birden fazla hava saldırısıyla hedef aldığı bildirildi.

Gün içerisinde Nebatiye’deki tarihi Şakif Kalesi yakınlarında da büyük bir patlama meydana geldi. Çevredeki bazı yerleşimlerin İsrail topçu birliklerinin saldırılarına maruz kaldığı belirtildi. Bölgedeki askeri hareketliliğin ardından İsrail İHA’larının farklı noktalarda uçuşlarını sürdürdüğü aktarıldı.

Doğu Zevtar ve çevresi, son aylarda İsrail’in hava ve topçu saldırılarının bildirildiği bölgeler arasında bulunuyor. İsrail ordusu daha önce de Nebatiye çevresindeki farklı yerleşimlere yönelik saldırılar gerçekleştirmişti.

Kantara’da şiddetli patlamalar

Lübnan’ın güneyindeki Kantara beldesinde de art arda güçlü patlamalar meydana geldi.

Lübnan resmi haber ajansına göre patlamaların şiddeti nedeniyle Kantara Dağı’nın bir bölümü çöktü. Bölgedeki hasarın boyutunun belirlenmesi için incelemelerin sürmesi beklenirken, ilk açıklamalarda can kaybına ilişkin doğrulanmış bir bilgi verilmedi.

Saldırılar sırasında İsrail’e ait insansız hava araçlarının Mansuri çevresindeki bazı evlere patlayıcı maddeler bıraktığı yönünde de Lübnan resmi medyasına bilgiler yansıdı. Bu faaliyetler, İsrail’in güney Lübnan’da hava saldırılarının yanı sıra İHA ve topçu unsurlarını kullanmaya devam ettiğini gösteriyor.

Dahiye üzerinde alçak uçuş

Askeri hareketlilik yalnızca Lübnan’ın güneyiyle sınırlı kalmadı. İsrail’e ait İHA’ların başkent Beyrut’un güneyindeki Dahiye bölgesinin üzerinde de alçak irtifada uçtuğu bildirildi.

Dahiye, geçmiş çatışmalarda İsrail’in hava saldırılarının yoğunlaştığı bölgeler arasında bulunuyor. Son olayda bölgeye doğrudan saldırı gerçekleştirildiğine ilişkin bilgi paylaşılmazken, İHA hareketliliği başkent çevresindeki güvenlik endişelerini yeniden artırdı.

Çatışmalar 2 Mart’ta yeniden tırmandı

İsrail ile Lübnan’daki Hizbullah arasındaki çatışmalar, 2 Mart 2026’da yeniden geniş çaplı bir askeri gerilime dönüştü. İsrail ordusu bu tarihten itibaren Lübnan’ın birçok bölgesine yoğun hava saldırıları düzenlerken, güneyde kara operasyonlarını da genişletti.

İsrail ordusu saldırıların Hizbullah’ın askeri kapasitesine yönelik olduğunu savunurken, Lübnan makamları bombardımanlarda sivillerin ve sivil altyapının da ağır şekilde etkilendiğini açıkladı.

Çatışmaların ilk haftalarında Lübnan genelinde yerinden edilenlerin sayısı 1 milyonu aştı. Mart ortasında Lübnan makamlarının kayıtlarına göre 1 milyon 49 binden fazla kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Savaşın ilerleyen dönemlerinde bu kişilerin bir bölümü evlerine dönmeye başladı. Ancak 1 Eylül itibarıyla yaklaşık 350 bin kişinin hâlâ yerinden edilmiş durumda olduğu bildiriliyor. Bunların yaklaşık 21 bini kamu okullarında oluşturulan geçici barınma alanlarında yaşamayı sürdürüyor.

17 Nisan’da ateşkes yürürlüğe girdi

Yaklaşık altı hafta devam eden yoğun çatışmaların ardından İsrail ile Lübnan arasında 17 Nisan’da geçici ateşkes yürürlüğe girdi.

İlk etapta 10 günlük olarak planlanan ateşkes daha sonra taraflar arasındaki diplomatik temaslarla uzatıldı. Ateşkesin yürürlüğe girmesiyle on binlerce Lübnanlı ülkenin güneyindeki evlerine dönmeye başladı. Ancak İsrail ordusu, Hizbullah’a yönelik tehditlerin devam ettiğini savunarak bazı askeri operasyonları sürdürdü.

İsrail Savunma Bakanlığı, ateşkes döneminde de Hizbullah’ın silahlı altyapısına yönelik operasyonların gerektiğinde devam edeceğini açıklarken, Lübnan yönetimi İsrail’in saldırılarını ateşkes ve ülkenin egemenliğinin ihlali olarak değerlendiriyor.

Güney Lübnan’da istikrarsızlık devam ediyor

Ateşkes sonrasında saldırıların tamamen sona ermemesi, ülkenin güneyindeki güvenlik durumunun normale dönmesini engelliyor. Özellikle sınır bölgesindeki yerleşimlerde İsrail birliklerinin varlığı ve zaman zaman gerçekleştirilen hava, İHA ve topçu saldırıları nedeniyle çok sayıda aile evlerine dönemiyor.

İsrail güçlerinin güney Lübnan’daki bazı bölgelerdeki varlığını sürdürmesi de Beyrut yönetimi ile Tel Aviv arasındaki temel anlaşmazlık başlıklarından biri olmaya devam ediyor.

Lübnan hükümeti, İsrail güçlerinin ülke topraklarından tamamen çekilmesini isterken, İsrail yönetimi ise sınırın kuzeyindeki güvenlik koşullarının sağlanmasını ve Hizbullah’ın askeri kapasitesinin ortadan kaldırılmasını talep ediyor.

Mansuri, Meşaa, Doğu Zevtar ve Kantara’da bildirilen son saldırılar, 17 Nisan’da başlayan ateşkes sürecine rağmen güney Lübnan’daki askeri gerilimin devam ettiğini bir kez daha ortaya koydu.