Suriye devlet televizyonu, 10 askeri araçtan oluşan İsrail birliğinin Dera’daki Cemle köyüne girdiğini, Mariye’de ise bazı evlerin ağır makineli silahlarla hedef alındığını bildirdi.
İsrail ordusu Suriye’nin güneyinde Cemle köyüne girdi
Suriye devlet televizyonu El-İhbariye, 10 askeri araçtan oluşan İsrail birliğinin Dera ilinin batısındaki Cemle köyüne girdiğini ve yerleşim alanlarında konuşlandığını bildirdi. Aynı gün Mariye köyündeki bazı evlerin ağır makineli silahlarla hedef alındığı aktarılırken, İsrail’in Dera ve Kuneytra’daki askeri hareketliliği sürüyor.

İsrail ordusuna ait 10 askeri araçtan oluşan bir birlik, Suriye’nin güneyindeki Dera ilinin batı kırsalında bulunan Cemle köyüne girdi. Suriye devlet televizyonu El-İhbariye’nin aktardığı bilgilere göre İsrail askerleri köydeki yerleşim alanlarının arasına konuşlandı. Aynı gün Dera kırsalındaki Mariye köyünde sivillere ait bazı evlerin ağır makineli silahlarla hedef alındığı bildirildi.
Son hareketlilik, İsrail ordusunun özellikle Dera ve Kuneytra kırsalında son dönemde gerçekleştirdiği baskın, arama ve geçici kontrol noktası oluşturma faaliyetlerinin devamı niteliğinde. Bölgede askeri araçlarla köylere girildiği, bazı evlerde arama yapıldığı ve zaman zaman bölge sakinlerinin sorgulandığı yönünde çok sayıda haber yayımlandı.
10 askeri araç Cemle’ye girdi
El-İhbariye’nin haberine göre İsrail birliği 1 Eylül’ün ilk saatlerinde yaklaşık 10 askeri araçla Yermuk Havzası’ndaki Cemle köyüne ilerledi. Birliğin yerleşim yerlerinin arasına girerek bölgede konuşlandığı belirtildi.
Cemle, İsrail ordusunun daha önce de askeri hareketlilik gerçekleştirdiği bölgeler arasında bulunuyor. İsrail güçleri nisan ve ağustos aylarında da köy ve çevresine askeri araçlarla girmişti. 26 Nisan’da 10 araçlık bir İsrail birliğinin Cemle ile Saysun arasındaki bölgeye ilerlediği ve daha sonra Vadi er-Rakkad güzergahında yeniden konuşlandığı bildirilmişti.
25 Ağustos akşamında da 10 araçtan oluşan başka bir İsrail birliğinin Cemle’ye girdiği ve bölgede arama faaliyetleri gerçekleştirdiği haberleri yayımlanmıştı. Böylece köy, son aylarda İsrail ordusunun tekrarlanan kara hareketliliklerinin görüldüğü noktalardan biri haline geldi.
Mariye’de evlerin hedef alındığı bildirildi
Suriye devlet televizyonu, Cemle’deki hareketlilikle aynı gün İsrail askerlerinin Dera kırsalındaki Mariye köyünde de faaliyette bulunduğunu bildirdi.
Haberde İsrail askerlerinin sivillere ait bazı evleri ağır makineli silahlarla hedef aldığı aktarıldı. Olayda can kaybı veya yaralanma olup olmadığına ilişkin ilk açıklamalarda bilgi verilmedi.
Mariye ve çevresi de İsrail güçlerinin daha önce hareketlilik gösterdiği bölgeler arasında yer alıyor. Suriye resmi haber ajansı SANA, temmuz ayında İsrail askerlerinin El-Cezire askeri noktasından Mariye yönüne ilerlediğini ve bölgede yeni bir kara operasyonu gerçekleştirdiğini duyurmuştu.
Kuneytra’da da baskınlar sürüyor
İsrail ordusunun güney Suriye’deki faaliyetleri Dera ile sınırlı kalmıyor. Son günlerde Kuneytra kırsalındaki çeşitli köylere yönelik girişler ve ev aramaları da bildirildi.
İsrail askerleri 30 Ağustos’ta Kuneytra’nın kuzey kırsalındaki Taranca köyüne girerek bir eve baskın düzenledi ve arama yaptı. Daha önce aynı bölgede Umm Batna ve Rasm el-Acraf gibi yerleşimlerde de evlerin arandığı ve bölge sakinlerinin sorgulandığı bildirilmişti.
Suriye yönetimi, bu faaliyetleri ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlali olarak değerlendiriyor. İsrail ise güney Suriye’deki askeri varlığını sınır güvenliği ve İsrail’e yönelik olası tehditleri engelleme gerekçesiyle savunuyor.
İsrail güney Suriye’de 10 askeri nokta kurdu
Beşşar Esad yönetiminin 8 Aralık 2024’te devrilmesinin ardından İsrail ordusu, işgal altındaki Golan Tepeleri ile Suriye arasında bulunan ve Birleşmiş Milletler tarafından denetlenen tampon bölgeye girdi.
İsrail daha sonra Dera ve Kuneytra’da askeri varlığını genişletti. 2025 yılı ortasına gelindiğinde bölgede İsrail ordusuna ait toplam 10 askeri üs veya kalıcı noktanın bulunduğu bildirildi. Bunların bir bölümünün Kuneytra’daki Cübata el-Haşab, El-Kahtaniye ve çevresinde, diğerlerinin ise Dera’nın batısındaki Mariye, Şecere ve Abidin gibi bölgelerde kurulduğu aktarıldı.
Birleşmiş Milletler Ateşkes Gözlem Gücü de 2025’in sonlarında İsrail’in bölgede 10 askeri üs oluşturduğunu bildirdi. Bu noktalardan hareket eden birliklerin Dera ve Kuneytra’daki köylere düzenli olarak girdiği belirtiliyor.
1000’den fazla hava saldırısı iddiası
Suriye yönetimi, 8 Aralık 2024 sonrasında İsrail’in ülkedeki askeri faaliyetlerinin ciddi ölçüde arttığını savunuyor.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ve hükümet yetkilileri, İsrail’in Esad yönetiminin devrilmesinden sonraki dönemde Suriye’ye 1000’den fazla hava saldırısı ve yaklaşık 400 kara müdahalesi gerçekleştirdiğini açıklamıştı. Bu rakamlar 18 Temmuz 2025’e kadar olan dar bir döneme değil, 8 Aralık 2024 sonrasında devam eden İsrail operasyonlarının daha geniş bilançosuna ilişkin Suriye yönetiminin verdiği sayıları ifade ediyor.
Şara, İsrail’in askeri faaliyetlerini Suriye’nin egemenliğinin ihlali olarak nitelendirirken, Şam yönetiminin İsrail’le güvenlik düzenlemesi konusunda diplomatik temaslar yürüttüğünü de açıklamıştı. Şara, olası bir anlaşmanın İsrail saldırılarının sona ermesini ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasını sağlaması gerektiğini belirtmişti.
1974 anlaşması yeniden gündemde
Suriye ile İsrail arasındaki tartışmanın merkezinde 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması bulunuyor.
Anlaşmaya göre İsrail ve Suriye kuvvetlerinin belirlenen hatların gerisinde kalması ve iki taraf arasında Birleşmiş Milletler Ateşkes Gözlem Gücü tarafından denetlenen bir ayrıştırma bölgesi bulunması gerekiyor.
İsrail, Esad yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinin ardından anlaşmanın fiilen çöktüğünü savunarak tampon bölgeye asker göndermişti. Şam yönetimi ise anlaşmanın geçerliliğini koruduğunu belirtiyor ve İsrail güçlerinin 8 Aralık 2024 sonrasında ele geçirdiği bölgelerden çekilmesini talep ediyor.
Cemle ve Mariye’de bildirilen son hareketlilik, taraflar arasında güvenlik düzenlemesine ilişkin diplomatik temaslar devam ederken İsrail ordusunun güney Suriye’deki kara faaliyetlerinin henüz sona ermediğini gösteriyor.
