Dünya
KAYNAK Euronews Türkçe · YAZAR Kent 44 · HABER GİRİŞ 22 Ağustos 2026, 18:58

İsrail Suriye’yi Yeniden Vurdu: Barrack ile Katz Arasında Söz Düellosu

İsrail ordusu, İdlib’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’nü hedef alan saldırının yarattığı diplomatik gerilimin ardından Suriye’de yeni bir saldırı düzenledi. Şam’ın batısındaki Beyt Cin yakınlarında bir aracın hedef alındığı saldırıyı Suriye egemenliğinin “açık ihlali” olarak nitelendirirken, İsrail ordusu hedefin askerleri için doğrudan tehdit oluşturan bir kişi olduğunu savundu.

İsrail Suriye’ye Yeni Saldırı Düzenledi
Haber Özeti

İsrail, Suriye’nin güneyindeki Beyt Cin yakınlarında yeni bir saldırı düzenledi. Ebu Zuhur Hava Üssü saldırısı sonrası Tom Barrack ile Israel Katz arasındaki gerilim de büyüdü.

İsrail ile Suriye arasındaki gerilim, son günlerde düzenlenen iki ayrı saldırının ardından yeniden yükseldi. İsrail ordusu 22 Ağustos Cumartesi günü Suriye’nin güneyinde yeni bir saldırı gerçekleştirdiğini açıkladı. Suriye Dışişleri Bakanlığı ise saldırının Şam’ın batısındaki Beyt Cin bölgesinde sivil bir aracı hedef aldığını ve yaralanmalara neden olduğunu bildirdi.

Suriye devlet televizyonu saldırıda bir kişinin yaralandığını duyururken, İsrail ordusu yaptığı açıklamada güney Suriye’de askerlerine yönelik “doğrudan tehdit” oluşturduğunu öne sürdüğü ve saldırı hazırlığının son aşamasında bulunduğunu iddia ettiği bir kişiye ateş açıldığını belirtti. İsrail ordusu hedef aldığı kişinin kimliğine ilişkin ayrıntı paylaşmadı.

Şam yönetiminden egemenlik vurgusu

Suriye Dışişleri Bakanlığı, Beyt Cin yakınlarında gerçekleştirilen saldırıyı ülkenin egemenliğinin ve uluslararası hukukun “açık ihlali” olarak nitelendirdi.

Bakanlık, saldırının İsrail’in Suriye topraklarında gerçekleştirdiği operasyonların devamı olduğunu savunarak sonuçlarından İsrail’i sorumlu tuttu. İsrail ise Suriye’nin güneyinde güvenliğine tehdit olarak gördüğü unsurlara karşı operasyonlarını sürdüreceğini belirtiyor.

Cumartesi günkü saldırı, İsrail’in birkaç gün önce Suriye’nin kuzeybatısındaki Ebu Zuhur Hava Üssü’nü vurmasının ardından geldi.

Ebu Zuhur Hava Üssü 18 Ağustos’ta vuruldu

İsrail, 18 Ağustos Salı günü İdlib kırsalındaki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne yönelik hava saldırıları gerçekleştirdi. Suriye devlet medyasına göre üs sekiz hava saldırısıyla hedef alınırken pistlerde ve bazı tesislerde maddi hasar oluştu, saldırıda can kaybı yaşanmadı.

İsrail, saldırıyı Türkiye’nin söz konusu tesiste askeri varlık oluşturabileceğine ilişkin istihbarat bulunduğu gerekçesiyle savundu. İsrail tarafı, Suriye’nin Ebu Zuhur’da Türk askerlerinin konuşlandırılmasına izin vermesinin kendi güvenliği açısından kabul edilemeyeceğini ileri sürdü.

Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan eş-Şeybani ise İsrail’e, Ebu Zuhur’da kalıcı bir Türk askeri üssü kurulması veya Türk askerlerinin kalıcı şekilde konuşlandırılması yönünde bir plan bulunmadığının saldırıdan önce iletildiğini açıkladı.

Türkiye: Saldırı sırasında heyetimiz yoktu

Türkiye de İsrail’in iddialarına karşı çıktı. Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, saldırı öncesinde veya saldırı sırasında Ebu Zuhur Hava Üssü’nde bir Türk askeri heyetinin bulunmadığını açıkladı.

Ancak Suriye Dışişleri Bakanı eş-Şeybani, Türk askeri yetkililerin Türkiye ile Suriye arasındaki eğitim ve askeri iş birliği kapsamında daha önce tesisi ziyaret ettiğini doğruladı. Şam yönetimi, bu ziyaretlerin kalıcı bir Türk üssü kurulacağı anlamına gelmediğini vurguladı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise 18 Ağustos’taki hava saldırısını kınayarak İsrail’in eylemlerinin Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğini ihlal ettiğini bildirdi. Ankara, uluslararası topluma İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarına karşı daha kararlı tutum alma çağrısında bulundu.

Tom Barrack’tan İsrail’e sert eleştiri

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Ebu Zuhur Hava Üssü’ne düzenlenen saldırıyı “bölgesel istikrara katkı sağlamayan gereksiz bir tırmanma” olarak nitelendirdi.

Barrack daha sonraki açıklamalarında, ABD istihbaratının hava üssüne Türk kuvvetlerinin konuşlandırılmak üzere olduğuna ilişkin İsrail’in değerlendirmesini doğrulayamadığını söyledi. Barrack ayrıca İsrail’in saldırısının Türkiye ile doğrudan bir çatışmayı tetikleme riski taşıdığına dikkat çekti.

ABD’li temsilci, ihtimallerden biri olarak İsrail’in Türkiye’yi tepki vermeye zorlamaya çalışmış olabileceğini de öne sürdü. Ancak bunun doğrulanmış bir İsrail amacı değil, Barrack tarafından dile getirilen bir değerlendirme olduğu belirtiliyor.

Katz: Açıklamalar yanlışlarla dolu

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz ise Barrack’ın değerlendirmelerine sert tepki gösterdi. Katz, ABD’li temsilcinin açıklamalarının “yanlışlarla dolu” olduğunu savunarak İsrail’in Ebu Zuhur Hava Üssü konusunda güvenilir istihbarata sahip olduğunu ileri sürdü.

Katz ayrıca İsrail’in saldırı öncesinde ilgili istihbaratı ABD makamlarıyla paylaştığını ve Suriye yönetiminin üst düzey kanallar aracılığıyla uyarıldığını söyledi. Barrack ise Washington’ın saldırıdan hemen önce bilgilendirilmediğini ve İsrail’in paylaştığı bilgilerin Türk askeri konuşlandırması bulunduğu sonucuna ulaşmak için yeterli olmadığını savundu.

Golan Tepeleri açıklaması da tartışma yarattı

Barrack ile İsrail yönetimi arasındaki görüş ayrılığının bir diğer başlığını Golan Tepeleri oluşturdu.

Barrack, İsrail’in Golan Tepeleri’ni işgal altında tuttuğunu ve bunun Birleşmiş Milletler kararlarıyla çeliştiğini söyledi. Katz ise bu açıklamanın ABD Başkanı Donald Trump’ın tutumuyla çeliştiğini savundu.

Trump yönetimi 2019 yılında İsrail’in Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini tanımıştı. Buna karşılık Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplumun büyük bölümü bölgeyi İsrail tarafından işgal edilmiş Suriye toprağı olarak değerlendirmeyi sürdürüyor.

Türkiye-İsrail ilişkilerinde gerilim yükseliyor

Suriye’deki gelişmeler, Ankara ile Tel Aviv arasında başka başlıklarda devam eden gerilimin üzerine eklendi. Türkiye, İsrail’in Gazze’ye yardım götürmeye çalışan Küresel Sumud Filosu’na yönelik müdahalesiyle bağlantılı soruşturma kapsamında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında Interpol aracılığıyla kırmızı bülten çıkarılması için girişimde bulunacağını açıkladı.

Türk makamlarının Netanyahu hakkında yönelttiği suçlamalar arasında “soykırım”, “insanlığa karşı suçlar” ve “işkence” bulunurken, İsrail yönetimi bu girişimi reddetti.

İsrail’in Suriye’de art arda gerçekleştirdiği saldırılar ve Türkiye’nin Şam yönetimiyle geliştirdiği askeri iş birliği, iki ülke arasındaki gerilimin Suriye sahasına taşınabileceğine ilişkin endişeleri artırıyor. ABD ise olası yanlış anlaşılmaların doğrudan çatışmaya dönüşmesini engellemek amacıyla Türkiye, İsrail ve Suriye arasında daha kapsamlı bir çatışmasızlık ve iletişim mekanizması kurulması için çalışma yürütüyor.