İstanbul’da barajların ortalama doluluk oranı 31 Ağustos 2026’da yüzde 44,06’ya düştü. Yağışların azalması ve artan tüketim nedeniyle sonbahar yağışları su rezervleri açısından kritik önem taşıyor.
İstanbul barajlarında doluluk yüzde 44’e geriledi: Sonbahar yağışları kritik
İstanbul’da barajların ortalama doluluk oranı 30 Ağustos’ta yüzde 44,34’e, 31 Ağustos’ta ise yüzde 44,06’ya geriledi. Yağışların geçen iki yılın altında kalması ve yaz aylarında artan tüketim nedeniyle uzmanlar suyun tasarruflu kullanılması gerektiği uyarısında bulunuyor.

İstanbul’a su sağlayan barajlarda yaz ayları boyunca süren düşüş ağustosun son gününde de devam etti. Barajların ortalama doluluk oranı 30 Ağustos 2026’da yüzde 44,34 olarak ölçülürken, 31 Ağustos itibarıyla yüzde 44,06’ya geriledi. Kentin su rezervleri açısından sonbaharda gerçekleşecek yağışların miktarı ve niteliği önem kazandı.
Barajlar yıl içinde en yüksek seviyesine mayıs sonunda ulaştı. 31 Mayıs’ta yüzde 70,97 olan ortalama doluluk, 30 Haziran’da yüzde 64,01’e, 31 Temmuz’da yüzde 54,71’e ve 30 Ağustos’ta yüzde 44,34’e düştü.
En düşük seviye Pabuçdere’de
31 Ağustos verilerine göre Elmalı Barajı yüzde 72,29 ile en yüksek doluluk oranına sahip kaynak oldu. Darlık yüzde 63,21, Ömerli yüzde 62,03, Alibey yüzde 42,87 ve Terkos yüzde 38,56 seviyesinde ölçüldü.
Büyükçekmece’de doluluk yüzde 31,52, Istrancalar’da yüzde 29,12, Sazlıdere’de yüzde 24,19 ve Kazandere’de yüzde 18,56 olarak kaydedildi. En düşük oran ise yüzde 8,81 ile Pabuçdere’de görüldü.
Ham metinde Ömerli için yüzde 39,42, Terkos için yüzde 19,64 ve Darlık için yüzde 16,83 olarak verilen değerler barajların güncel doluluk oranlarını ifade etmiyor. Güncel doluluk değerleri sırasıyla yüzde 62,03, yüzde 38,56 ve yüzde 63,21 seviyesinde bulunuyor.
2025’in üzerinde, 2024’ün gerisinde
İstanbul barajlarının mevcut durumu son üç yıl karşılaştırıldığında farklı bir tablo ortaya koyuyor. 30 Ağustos itibarıyla ortalama doluluk oranı 2024’te yüzde 46,88, 2025’te yüzde 40,73 ve 2026’da yüzde 44,34 olarak kaydedildi.
Buna göre bu yılki rezerv seviyesi geçen yılın aynı döneminden daha yüksek olmasına rağmen 2024’ün gerisinde bulunuyor.
Asıl dikkat çeken değişim yağış miktarında yaşandı. Baraj havzalarına 2026’nın ilk sekiz ayında metrekare başına 534,37 kilogram yağış düştü. Aynı dönemde bu miktar 2025’te 619,92, 2024’te ise 709,27 kilogram olarak ölçülmüştü.
Su tüketimi geçen yıla göre arttı
İstanbul’da yılın 31 Ağustos’a kadar olan dönemindeki su tüketimi 384,84 milyon metreküp olarak hesaplandı. Geçen yılın aynı döneminde 353,51 milyon metreküp olan tüketim böylece yaklaşık yüzde 8,9 arttı.
Bununla birlikte 2026’daki tüketim, 407,22 milyon metreküp olarak kaydedilen 2024’ün aynı döneminin altında kaldı.
İstanbul’un su ihtiyacı yalnızca kentteki barajlardan karşılanmıyor. Melen ve Yeşilçay sistemlerinden de yıl içinde toplam 502,8 milyon metreküp su İstanbul’a aktarıldı. Bu kaynaklar kentin su arzının sürdürülebilirliğinde önemli rol oynuyor.
Gözler eylül ve sonbahar yağışlarında
Meteoroloji Mühendisi Güven Özdemir, sıcaklık, rüzgâr ve buharlaşmanın yaz boyunca rezervleri aşağı çektiğine dikkat çekerek sonbaharda etkili ve uzun süreli yağışlara ihtiyaç olduğunu belirtiyor.
Özdemir’e göre kısa sürede düşen şiddetli sağanaklar baraj havzaları ve yer altı su kaynakları açısından günler boyunca devam eden daha sakin yağışlar kadar verimli olmayabiliyor. İklim değişikliği ve kentlerdeki ısı adası etkisinin yağış rejimini değiştirmesi de su yönetimini güçleştiriyor.
Barajların tamamen dolu olmasının bile İstanbul’un yıllık ihtiyacını tek başına karşılamaya yetmediğine dikkat çeken uzmanlar, Melen ve Yeşilçay’dan sağlanan desteğin yanında tasarrufun da kritik olduğunu vurguluyor. Sonbahar yağışlarının yetersiz kalması halinde ilerleyen aylarda su stresi riskinin artabileceği belirtiliyor.
