Eylül ve ekim aylarında yaşanan ani sıcaklık değişimlerinin kırgınlık, öksürük, farenjit, nefes darlığı ile geniz ve burun akıntısı gibi şikayetleri artırdığını belirten Tarihi Kemeraltı Çarşısı baharatçısı Maruf Unüs, "Kışa nazaran şu an daha çok dikkat etmemiz gerekiyor. Çünkü hastalandıktan sonra içtiğimiz şeylerin pek bir faydası olmuyor. Hastalanmadan önce bağışıklık sistemimizi korumamız gerekiyor" dedi.
Bağışıklığın favorileri arı ürünleri ve çörek otu yağı
Mevsim geçişlerinde bağışıklık sistemini korumak isteyen vatandaşların ilk olarak adaçayı ve ıhlamura yöneldiğini ifade eden Unüs, bağışıklığı daha da güçlendirmek isteyenlere arı ürünleri ile çörek otu yağını işaret etti. Bağışıklık sistemini korumak adına en başarılı ürün grubunu arı sütü, bal, polen ve propolisin oluşturduğunu vurgulayan Unüs, kış aylarında herkesin tüketmesi gereken en önemli ürünlerin başında ise hem bilimsel açıklamaları hem de yaygın kullanımıyla çörek otu yağının geldiğini dile getirdi.
Doğru demleme teknikleri anlatıldı

Vatandaşların en sık yaptığı hatalardan birinin de tüm bitkileri aynı yöntemle demlemek olduğuna değinen Unüs, doğru tüketim rehberini şöyle aktardı: "Zencefil, zerdeçal ve havlıcan gibi kök bitkiler suda yaklaşık 4-5 dakika kaynatıldıktan sonra 5 dakika demlenmeye bırakılarak tüketilmeli. Ihlamur ve adaçayı gibi narin bitkiler ise kesinlikle kaynatılmamalıdır; aksi takdirde içindeki etken maddeler ölür. Bu tür bitkiler sıcak suda demleme yöntemiyle hazırlanmalıdır. Hazır paket ambalajlı ürünler yerine, bitkilerin açık ve ayrı ayrı dozajında alınması çok daha sağlıklı ve mantıklı bir tercih."
Doktora danışılması uyarısı
Bitkisel ürünlerin birer tedavi aracı olmadığını ve doktor kontrolünde gıda takviyesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Unüs, hamilelerin düşüğe neden olabileceği için adaçayından uzak durması gerektiğini, şeker hastalarının ise pekmez gibi gıdaları aşırı tüketimden kaçınarak dozajına dikkat etmelerinin hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.

