OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann Türkiye’nin eğitim reformlarını değerlendirdi. PISA 2025’in ilk sonuçları 8 Eylül’de açıklanacak.
OECD’den Türkiye’ye ilişkin dikkat çeken değerlendirme: Gözler 8 Eylül’e çevrildi
OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, Türkiye’nin eğitim ve beceri politikalarındaki dönüşümü değerlendirerek yeni müfredatın PISA’nın beceri odaklı yaklaşımıyla yakın uyum gösterdiğini belirtti. Cormann, Türkiye’nin de yer aldığı PISA 2025’in ilk sonuçlarının 8 Eylül’de açıklanacağını duyurdu.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü Genel Sekreteri Mathias Cormann, Türkiye’nin eğitim sistemindeki dönüşüm, yapay zekânın çalışma hayatına etkisi ve yaklaşan PISA 2025 sonuçlarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
İstanbul’da 27-28 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen 6. OECD Beceriler Zirvesi’nin ardından konuşan Cormann, insanların daha uzun süre yaşayıp çalıştığını, yapay zekâ, dijitalleşme ve enerji dönüşümünün ise meslekleri hızla değiştirdiğini belirtti.
Türkiye’nin yeni eğitim modeline OECD değerlendirmesi
Cormann, Türkiye’nin beceri temelli eğitim alanında attığı adımlara dikkat çekerek Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin öğrencilerin yalnızca bilgiyi öğrenmesini değil, öğrendiklerini kullanabilmesini de merkeze aldığını ifade etti.
Bu yaklaşımın PISA’nın ölçme sistemiyle yakın uyum gösterdiğini belirten Cormann, öğrencilerin bilgiyi analiz etme, problem çözme, akıl yürütme ve öğrendiklerini yeni durumlarda kullanabilme kapasitelerinin önem kazandığını vurguladı.
OECD’nin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen iki yeni projeye de destek verdiğini açıklayan Cormann, çalışmaların çıraklık sistemi ile yapay zekâ çağında beceri yönetimine odaklandığını bildirdi.
Yaş ilerledikçe eğitime katılım düşüyor
Cormann’ın dikkat çektiği başlıklardan biri de çalışanların meslek hayatı boyunca yeni beceriler edinmesi oldu.
OECD verilerine göre 35-54 yaş grubundaki çalışanların yüzde 41’i işle bağlantılı eğitimlere katılırken, 55-65 yaş grubunda bu oran yüzde 24’e düşüyor.
Cormann, bu oranların geleceğin iş gücü açısından yeterli olmadığını belirterek çalışanların daha esnek eğitim modelleri, hedefli mali destekler ve işverenlerle geliştirilecek programlarla yeni beceriler kazanmasının önemine işaret etti.
Çalışma çağındaki nüfus yüzde 8 azalabilir
OECD projeksiyonlarına göre örgüte üye ülkelerde 20-64 yaş arasındaki çalışma çağındaki nüfusun 2023 ile 2060 arasında yaklaşık yüzde 8 azalması bekleniyor.
Yaşlanan nüfus ile birlikte çalışma hayatının uzamasının, ülkeleri yetişkin eğitimine daha fazla ağırlık vermeye zorlayacağı değerlendiriliyor. Yapay zekâ ve dijital teknolojilerin birçok mesleğin yapısını değiştirmesi de bu süreci hızlandıran faktörler arasında gösteriliyor.
Gözler 8 Eylül’de açıklanacak sonuçlarda
Türkiye açısından en dikkat çekici gelişmelerden biri ise PISA 2025 sonuçları olacak. OECD, 15 yaşındaki öğrencilerin bilgi ve becerilerini karşılaştıran araştırmanın ilk sonuçlarını 8 Eylül’de açıklayacak.
PISA 2025’te ana değerlendirme alanını fen bilimleri oluştururken matematik ve okuma becerileri de ölçüldü. Araştırmada öğrencilerin öğrendiklerini gerçek hayattaki problemlere ne ölçüde uygulayabildiğine de bakılıyor.
Dijital dünya ve yabancı dil de ölçülüyor
PISA 2025 ile birlikte ilk kez “Dijital Dünyada Öğrenme” alanı da değerlendirmeye dahil edildi. Bu bölümde öğrencilerin dijital araçları kullanarak bilgi oluşturma, problem çözme ve kendi öğrenme süreçlerini yönetme becerileri inceleniyor.
Programda ayrıca isteğe bağlı Yabancı Dil Değerlendirmesi bulunuyor. İngilizce üzerinden gerçekleştirilen değerlendirmede öğrencilerin okuma, dinleme ve konuşma becerileri ölçülüyor ve sonuçlar Avrupa Ortak Dil Referans Çerçevesi ile ilişkilendiriliyor.
PISA sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte Türkiye’de son dönemde yapılan eğitim değişikliklerinin uluslararası karşılaştırmalardaki görünümüne ilişkin yeni veriler de ortaya çıkacak.
