Dünya
KAYNAK Birleşmiş Milletler Haberleri · YAZAR Kent 44 · HABER GİRİŞ 30 Ağustos 2026, 02:18

Okyanuslar yükseliyor: 770 milyon kişi kıyı tehdidi altında

Küresel ortalama deniz seviyesi 2024’te 5,9 milimetre yükselerek beklenenden daha hızlı arttı ve uydu ölçümlerinin başladığı 1993’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Dünyada yaklaşık 770 milyon insanın yüksek gelgit çizgisinin 5 metre altında kalan kıyı alanlarında yaşaması, yükselen denizlerin oluşturduğu riski büyütüyor.

Deniz Seviyesi 2024’te 5,9 Milimetre Yükseldi
Haber Özeti

Küresel deniz seviyesi 2024’te 5,9 milimetre yükselerek rekor seviyeye çıktı. Yaklaşık 770 milyon kişi düşük rakımlı kıyı bölgelerinde deniz seviyesi yükselişinin oluşturduğu risklerle karşı karşıya.

Küresel ortalama deniz seviyesindeki yükseliş 2024 yılında hız kazandı. Dünya Meteoroloji Örgütü ve NASA verilerine göre deniz seviyesi bir yılda 5,9 milimetre yükseldi. Bu oran, 2014-2023 dönemindeki yıllık ortalama yaklaşık 4,7 milimetrelik yükselişin üzerinde gerçekleşti.

NASA’nın analizinde 2024 yılı için yaklaşık 4,3 milimetrelik bir artış beklenirken gerçekleşen yükseliş 5,9 milimetre oldu. Küresel ortalama deniz seviyesi aynı zamanda uydu ölçümlerinin başladığı 1993’ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Uzun vadeli veriler, yükselme hızının son 30 yılda belirgin biçimde arttığını gösteriyor.

Okyanusların ısınması yükselişi hızlandırdı

Deniz seviyesindeki artışın iki temel nedeni bulunuyor: Karalardaki buzullar ve buz tabakalarının eriyerek okyanuslara su eklemesi ve ısınan deniz suyunun genleşmesi.

2024’te özellikle okyanusların olağanüstü derecede ısınması öne çıktı. NASA, yıl içindeki yükselişin beklenenden fazla olmasında termal genleşmenin önemli rol oynadığını belirtti.

Bilimsel değerlendirmeler, mevcut deniz seviyesi yükselme hızının çok uzun tarihsel dönemlerle karşılaştırıldığında olağanüstü olduğunu gösteriyor. Ancak ham metindeki “dünya tarihinin en hızlı yükselişi” ifadesi fazla kesin. Daha doğru tanımlama, mevcut yükseliş hızının son birkaç bin yıllık dönemde görülen en yüksek seviyeler arasında bulunduğu yönünde.

Yaklaşık 770 milyon kişi düşük rakımlı kıyılarda yaşıyor

Deniz seviyesindeki birkaç milimetrelik yıllık değişim küçük görünse de uzun vadeli birikim, fırtına kabarmaları ve yüksek gelgitlerle birleştiğinde kıyı toplumları açısından önemli sonuçlara yol açıyor.

Dünyada yaklaşık 770 milyon kişi, yani küresel nüfusun yaklaşık yüzde 10’u, yüksek gelgit çizgisinin 5 metre altında kalan kıyı bölgelerinde yaşıyor. Deniz seviyesinin yükselmesi bu bölgelerde kıyı taşkınları, erozyon, tuzlu suyun yer altı kaynaklarına karışması ve altyapı kayıpları riskini artırıyor.

Küçük ada devletleri ise sınırlı kara alanları ve denize yakın yerleşimleri nedeniyle en yüksek riskle karşı karşıya bulunan ülkeler arasında yer alıyor. Bazı ada toplumlarında yükselen deniz, yalnızca ekonomik varlıkları değil yerleşim alanlarını, kültürel mirası ve uzun vadede devletlerin yaşanabilir topraklarını da tehdit ediyor.

Küçük ada devletlerinin kaybı 153 milyar doları buldu

Küçük Ada Gelişmekte Olan Devletleri, 1970-2020 döneminde hava, iklim ve su kaynaklı afetler nedeniyle toplam 153 milyar dolarlık ekonomik kayıp yaşadı.

Ancak bu tutarın tamamını doğrudan deniz seviyesinin yükselmesine bağlamak doğru değil. Rakam; tropikal siklonlar, seller ve diğer iklim bağlantılı afetlerin oluşturduğu zararları da kapsıyor. Buna rağmen deniz seviyesindeki uzun vadeli yükseliş, ada devletlerinin mevcut ekonomik ve çevresel kırılganlığını daha da artırıyor.

2050’ye kadar yerinden edilme riski büyüyor

Birleşmiş Milletler değerlendirmelerinde, iklim kaynaklı afetler ve yükselen denizler nedeniyle 2050’ye kadar insan hareketliliğinin çok ciddi boyutlara ulaşabileceği belirtiliyor. Bazı küresel tahminlerde iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle 1,2 milyara kadar insanın yerinden edilme riskiyle karşılaşabileceği ifade ediliyor.

Bu rakamı yalnızca deniz seviyesindeki yükselişin yaratacağı göç olarak değerlendirmek ise yanıltıcı. Kuraklık, aşırı sıcaklık, seller, kasırgalar ve diğer iklim tehlikeleri de bu tahminlerin içinde bulunuyor.

Bilim insanları, deniz seviyesindeki yükselişin önümüzdeki yıllarda devam edeceğinin artık kaçınılmaz olduğunu ancak yükselişin ne kadar hızlanacağının sera gazı emisyonlarının azaltılmasına bağlı olduğunu vurguluyor. Yüzyılın sonunda ortaya çıkacak tabloyu belirleyecek temel unsur ise küresel sıcaklık artışının hangi seviyede sınırlandırılabileceği olacak.