ABD-İran geriliminin yeniden tırmanmasıyla petrol fiyatları yüzde 2’den fazla yükseldi ve Brent 90 doları aştı. Fed Başkanı Kevin Warsh’ın enflasyon mesajları faiz artışı beklentilerini de güçlendirdi.
Orta Doğu’da gerilim yeniden tırmandı: Brent petrol 90 doları aştı
Petrol fiyatları haftanın ilk işlem gününde ABD-İran savaşında yeniden yükselen tansiyonun ardından yüzde 2’nin üzerinde arttı. Brent petrol 90 doların üzerine çıkarken, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın enflasyonla mücadelede daha sıkı para politikası sinyali vermesi küresel piyasalardaki temkinli görünümü güçlendirdi.

Petrol fiyatları, ABD ile İran arasındaki çatışmada tansiyonun yeniden yükselmesiyle pazartesi günü yüzde 2’nin üzerinde değer kazandı. ABD’nin İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki Larak Adası’nda bulunan hedeflere saldırmasının ardından İran’ın Ürdün’deki ABD üslerine balistik füzelerle karşılık vermesi, küresel enerji arzına yönelik endişeleri yeniden artırdı.
Asya işlemlerinde Brent petrolün varil fiyatı yüzde 2,8 civarında yükselerek 90,60 dolar seviyesine çıktı. ABD Batı Teksas türü ham petrolü WTI ise 85 doların üzerine yükseldi. Böylece son dönemde kısmen gerileyen jeopolitik risk primi yeniden petrol fiyatlarına yansıdı.
Hürmüz gerilimi yeniden fiyatlara yansıdı
ABD’nin son saldırısının Hürmüz Boğazı çevresinde gerçekleşmesi piyasalardaki tedirginliği artırdı. Savaş öncesinde küresel petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği boğaz, yaklaşık altı aydır devam eden çatışmaların enerji piyasaları açısından en hassas noktalarından biri olmaya devam ediyor.
Boğazdaki gemi trafiği savaş öncesindeki seviyelerin altında bulunurken, son dönemde tankerlerin hedef alınması ve yeni askerî saldırılar güvenli geçişe ilişkin belirsizliği artırıyor. Piyasalar açısından temel risk, çatışmanın enerji altyapısına veya ticari gemilere yönelik daha geniş saldırılara dönüşmesi halinde petrol arzının yeniden ciddi biçimde aksaması.
Fed Başkanı Warsh’tan enflasyon uyarısı
Enerji fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyonu yeniden besleyebileceği endişesi, ABD Merkez Bankasının faiz politikası üzerindeki tartışmaları da güçlendirdi.
Fed Başkanı Kevin Warsh, Jackson Hole Ekonomik Politika Sempozyumu’ndaki konuşmasında Fed’in tercih ettiği kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksine göre yıllık enflasyonun yüzde 3,7 olduğunu söyledi. Bu oran Fed’in yüzde 2’lik hedefinin oldukça üzerinde bulunuyor.
Ham metindeki “enflasyon hedefine doğru ilerliyor” ifadesinin aksine Warsh, son iki yıldaki ilerlemenin sınırlı olduğunu ve yaz aylarındaki daha olumlu verilerin temel enflasyon eğiliminin belirgin biçimde iyileştiğini göstermediğini vurguladı.
Eylül ayında faiz artışı ihtimali yükseldi
Warsh’ın açıklamalarının ardından piyasaların Fed’den faiz artırımı bekleme olasılığı belirgin şekilde yükseldi. Eylül toplantısında faiz artışı ihtimali yüzde 35 seviyelerinden yaklaşık yüzde 57’ye çıktı.
Bununla birlikte Warsh herhangi bir faiz artışı kararı açıklamadı. Fed Başkanı, konuşmasının sonunda “Bugün burada bir karara değil, bir disipline bağlı olarak duruyorum” diyerek bundan sonraki adımların ekonomik veriler ve enflasyon görünümüne bağlı olacağı mesajını verdi.
Petrol fiyatlarındaki yükseliş Fed açısından tabloyu daha karmaşık hale getiriyor. Enerjinin yeniden pahalanması enflasyon baskısını artırabilirken, daha yüksek faiz beklentileri de dolar ve tahvil getirilerini destekleyerek küresel finansal koşulları sıkılaştırıyor.
Piyasaların gözü hem Hürmüz’de hem Fed’de
Önümüzdeki günlerde petrol piyasasının yönünü ABD-İran çatışmasının seyri, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği ve diplomatik girişimler belirleyecek.
Finansal piyasalar ise ABD’de açıklanacak istihdam ve enflasyon verilerini yakından izleyecek. Verilerin fiyat baskılarının kalıcı olduğuna işaret etmesi halinde Fed’in eylül toplantısında faiz artırmasına yönelik beklentiler daha da güçlenebilir. Aksi yöndeki göstergeler ise Warsh’ın sıkılaşma mesajına rağmen faiz artışı beklentilerinin yeniden zayıflamasına yol açabilir.
