Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya arasında savunma sanayii alanındaki iş birliğini geliştirmek amacıyla "Bedir" (Badr) Mutabakat Zaptı imzalandı. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Türkiye’nin son dört yılda 30 milyar doları aşkın savunma sanayii ihracatı gerçekleştirdiğini belirterek, çok taraflı iş birlikleriyle ortak üretim ve teknoloji geliştirme kapasitesini güçlendirmeyi hedeflediklerini bildirdi.
Katar’ın başkenti Doha’da imzalanan mutabakat, dört ülkenin savunma sanayii kapasitelerinin geliştirilmesini, askeri üretim alanında ortak projelerin hayata geçirilmesini, teknik eğitim ile araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde iş birliğinin artırılmasını hedefliyor.
Mutabakat Zaptı’na Türkiye adına Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Katar adına Başbakan Yardımcısı ve Savunma İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Şeyh Saud bin Abdulrahman bin Hasan Al Sani, Pakistan adına Savunma Bakanı Asıf ve Endonezya adına Savunma Bakan Yardımcısı Jauhari imza attı.
"Birlikte üretmek, birlikte geliştirmek ve birlikte güçlenmek"
Mutabakata ilişkin değerlendirmelerde bulunan Görgün, Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki uluslararası ortaklıklarını yalnızca platform ve sistem tedarikiyle sınırlı görmediğini belirterek şunları kaydetti:
"Bedir Mutabakat Zaptı’nı, ülkelerimizin savunma sanayii alanındaki yetkinliklerini bir araya getiren, ortak üretim ve teknoloji geliştirme imkânlarını genişleten stratejik bir iş birliği zemini olarak değerlendiriyoruz. Türkiye olarak savunma sanayiinde benimsediğimiz yaklaşım, dost ve müttefik ülkelerimize yalnızca ürün sunmanın ötesinde; bilgi birikimimizi, mühendislik kabiliyetlerimizi ve tecrübelerimizi paylaşarak birlikte üretmek, birlikte geliştirmek ve birlikte güçlenmektir."
"Hazır alım modellerinin ötesine geçen ortaklıkları önemsiyoruz"
Türk savunma sanayiinin mühendislik, tasarım, üretim ve sistem entegrasyonu kabiliyetlerinin uluslararası ortaklıklar açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade eden Görgün, teknoloji paylaşımı ve yerel üretim kapasitesinin güçlendirilmesine dikkat çekti.
Görgün, "Savunma sanayiinde sürdürülebilir iş birliklerinin temelinde teknoloji paylaşımı, ortak geliştirme ve yerel üretim kabiliyetlerinin güçlendirilmesi bulunuyor. Türkiye olarak hazır alım modellerinin ötesine geçen, ülkelerin kendi insan kaynağını ve sanayi altyapısını geliştiren ortaklıkları önemsiyoruz. Bedir Mutabakat Zaptı’nın da Katar, Pakistan, Endonezya ve Türkiye’nin birbirini tamamlayan kabiliyetlerini somut projelere dönüştürmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
"Son 12 aylık dönemde ilk kez 11 milyar dolar seviyesini aştık"
Türk savunma sanayiinin ihracat performansına ilişkin bilgi veren Görgün, şöyle devam etti:
"Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliği ve ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda, Türk savunma sanayiimiz önemli bir gelişim kaydetti. Millî ve yerli platformlarımızın sahada kendini kanıtlaması, seri üretim kabiliyetlerimizin güçlenmesi ve ihracata yönelik kararlılıkla yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde, 2023-2026 dönemini kapsayan son dört yılda 30 milyar doları aşkın savunma sanayii ihracatı gerçekleştirdik. Bu tutar, sektörümüzün son 14 yıldaki toplam ihracatının yüzde 55’inden fazlasına karşılık geliyor. 2025 yılında ihracatımızı yüzde 48 artırarak 10 milyar doların üzerine taşıdık. Son 12 aylık dönemde ise ilk kez 11 milyar dolar seviyesini aştık."
Bu başarıyı, ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içerisinde yürütülen savunma sanayii diplomasisi faaliyetlerinin somut bir sonucu olarak gördüklerini belirten Görgün, "Bedir Mutabakat Zaptı gibi çok taraflı iş birlikleriyle ortak üretim ve teknoloji geliştirme kapasitemizi güçlendirerek savunma sanayii ihracatımızı daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz" dedi.
"Kalıcı kabiliyetler oluşturmasını hedefliyoruz"
Savunma sanayiinde teknolojik bağımsızlık ve sürdürülebilir üretim altyapısının önemini vurgulayan Görgün, Türkiye’nin uluslararası iş birliklerinde karşılıklı kazanımı ve stratejik kapasite gelişimini öncelediğini belirtti.
Görgün, "Günümüzün güvenlik ortamı, ülkelerin savunma ihtiyaçlarını karşılayabilecek güçlü, sürdürülebilir ve teknoloji odaklı sanayi ekosistemlerine sahip olmasını zorunlu kılıyor. Biz, geliştirdiğimiz teknolojileri savunma ve caydırıcılığı güçlendiren, bölgesel barışa ve istikrara katkı sunan unsurlar olarak görüyoruz. Dost ve kardeş ülkelerimizle tesis ettiğimiz iş birliklerinin de bu anlayış doğrultusunda kalıcı kabiliyetler oluşturmasını hedefliyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Askeri üretim, teknik eğitim ve Ar-Ge’de iş birliği
Dolunay anlamına gelen "Bedir" ismiyle hayata geçirilen mutabakat, dört ülkenin birbirini tamamlayan savunma sanayii yeteneklerinin ortak bir zeminde değerlendirilmesini esas alıyor.
Mutabakat kapsamında askeri üretimde iş birliğinin teşvik edilmesi, teknik bilgi ve tecrübe paylaşımının geliştirilmesi, teknik askeri eğitim ve Ar-Ge faaliyetlerinde iş birliğinin artırılması ile savunma sanayii alanında ekonomik katma değer oluşturulması hedefleniyor.

