Dünya
KAYNAK BBC Türkçe · YAZAR Kent 44 · HABER GİRİŞ 29 Ağustos 2026, 22:35

Siber saldırılara karşı eski teknoloji yeniden gündemde

Siber saldırılar, fidye yazılımları ve GPS sinyal karıştırma tehditleri arttıkça bazı uzmanlar ve kritik kurumlar yıllar önce geliştirilen teknolojilerin sunduğu dayanıklılığı yeniden değerlendiriyor. Ancak uzmanlar, “eski olduğu için güvenli” anlayışının genel bir siber güvenlik yöntemi olmadığını, güncel ve yamalanmış sistemlerin günlük kullanımda hâlâ en güvenli seçenek olduğunu vurguluyor.

Siber Saldırılara Karşı Eski Teknoloji Neden Yeniden Kullanılıyor?
Haber Özeti

Siber saldırılar ve GPS karıştırma tehditleri, Eudora’dan radyo navigasyonuna ve kâğıt haritalara kadar eski teknolojileri yeniden gündeme taşıdı. “Eskilik yoluyla güvenlik” yaklaşımı hangi durumlarda işe yarıyor?

Siber saldırıların ve elektronik müdahale yöntemlerinin giderek gelişmesi, teknoloji dünyasında beklenmedik bir eğilimi gündeme taşıdı. Bazı güvenlik uzmanları, askerî kurumlar ve kritik altyapı işletmecileri, saldırganların artık ilgilenmediği veya uzaktan müdahale edilmesi daha zor olan eski teknolojileri modern sistemlerin yanında yedek seçenek olarak kullanmayı sürdürüyor.

Finlandiyalı siber güvenlik uzmanı Mikko Hyppönen’in yıllarca kullandığı Eudora e-posta yazılımı bu yaklaşımın dikkat çeken örneklerinden biri. Hyppönen, teknik desteği sona erdikten yıllar sonra dahi Eudora kullanmaya devam ettiğini ve programı birçok açıdan başarılı bulduğunu anlatıyor. Ancak bunun nedeni Eudora’nın Gmail veya diğer modern hizmetlerden teknik olarak daha az güvenlik açığı barındırması değil. Asıl avantaj, kullanıcı sayısı azaldıkça saldırganların bu yazılıma yönelik ilgisinin de azalması.

“Eskilik yoluyla güvenlik” nasıl çalışıyor?

Hyppönen bu durumu “security by antiquity”, Türkçesiyle “eskilik yoluyla güvenlik” olarak tanımlıyor. Yaklaşımın arkasındaki mantık oldukça basit: Siber suçlular çoğunlukla mümkün olan en fazla kullanıcıya ulaşabilecek sistemleri hedefliyor. Çok az kişinin kullandığı eski bir yazılım için özel saldırı araçları geliştirmek ekonomik açıdan cazip olmayabiliyor.

Bu durum eski yazılımların kendi başına güvenli olduğu anlamına gelmiyor. Aksine, teknik desteği sona eren sistemlerde kapatılmamış güvenlik açıkları bulunabiliyor. Hyppönen de tamamen güncellenmiş modern yazılımların günlük kullanım için hâlâ en doğru seçenek olduğunu belirtiyor.

Benzer bir durum Nokia 9210 gibi eski telefonlarda da görülüyor. Hyppönen, tanıdığı bir kişinin yaklaşık 25 yıl önce piyasaya çıkan bu modeli hâlâ kullandığını aktarıyor. Telefonun Symbian işletim sisteminde bilinen eski güvenlik açıkları bulunmasına rağmen modern Android ve iOS cihazlarını hedefleyen saldırıların çoğu bu platforma uygulanamıyor. Kısacası cihaz kusursuz değil, sadece siber suçlular açısından oldukça ilgisiz.

GPS’e karşı eski radyo sistemleri tutuluyor

Eski teknolojilerin korunması yalnızca bilgisayar ve telefonlarla sınırlı değil. İrlanda Havacılık Kurumu, GPS sinyallerine yönelik karıştırma saldırılarının yaygınlaşmasının ardından yer tabanlı radyo seyrüsefer işaretlerini kullanımda tutma kararı aldı.

Kurum, eski işaretlerin yenileriyle değiştirilme programını yavaşlatarak mevcut sistemleri “planlı bir dayanıklılık stratejisinin” parçası olarak daha uzun süre çalıştırıyor. Ham metindeki önemli bir ayrıntı ise burada düzeltilmeli: İrlanda Havacılık Kurumunun koruduğu sistemlerin doğrudan eLoran olduğu açıklanmış değil. eLoran, uzmanların GPS’e alternatif olarak değerlendirdiği ayrı bir radyo tabanlı navigasyon teknolojisi.

Kökleri İkinci Dünya Savaşı dönemindeki Loran teknolojisine uzanan eLoran, GPS’e kıyasla çok daha güçlü radyo sinyalleri kullanıyor. Bu nedenle sinyalin elektronik yöntemlerle bastırılması veya karıştırılması daha zor olabiliyor.

Ordular analog sistemleri tamamen bırakmıyor

Askerî alanda da eski ve yeni teknolojilerin birlikte kullanılmasına yönelik çalışmalar sürüyor. İngiltere merkezli Royal United Services Institute uzmanı Thomas Withington, Ukrayna’da kâğıt ve lamine haritalarla pusulaların hâlâ kullanıldığını belirtiyor. Temel avantajı ise oldukça ilkel ama etkili: Kâğıt haritanın sinyalini kimse karıştıramıyor.

Kraus Hamdani Aerospace’in kurucu ortağı ve teknoloji yöneticisi Stefan Kraus’un şirketi de eski ve yeni askerî telsizleri aynı iletişim ağına bağlayabilen drone tabanlı bir sistem geliştiriyor. Kraus, onlarca yıldır kullanılan askerî telsiz teknolojilerini “denenmiş, test edilmiş ve güvenli” olarak nitelendiriyor ve ABD ordusunun bu sistemlerden tamamen vazgeçmesini beklemediğini söylüyor.

Eski teknoloji tek başına güvenlik çözümü değil

Uzmanların üzerinde durduğu temel nokta, eski sistemlerin modern teknolojinin yerini tamamen alması değil. Asıl amaç, dijital sistemlerin saldırı, arıza veya elektronik karıştırma nedeniyle kullanılamadığı durumlarda çalışmaya devam edebilecek alternatifler oluşturmak.

Bu nedenle “eskilik yoluyla güvenlik”, güncelleme almayan bilgisayarları veya telefonları kullanmaya devam etmek için genel bir gerekçe olarak görülmüyor. Günlük kullanımda güncel, düzenli yamalanan ve güvenlik desteği devam eden sistemler hâlâ daha güvenli kabul ediliyor.

Buna karşılık savaş, kritik altyapı, navigasyon ve veri yedekleme gibi alanlarda eski teknolojilerin basitliği ve internetten bağımsız çalışabilmesi önemli bir avantaj sağlayabiliyor. Dijitalleşme ilerledikçe teknoloji dünyasının karşısına ironik bir sonuç çıkıyor: Bazen en gelişmiş sistemin en değerli yedeği, onlarca yıldır kullanılan oldukça basit bir teknoloji olabiliyor.