Taliban’ın Afganistan’da yeniden iktidara gelmesinin üzerinden beş yıl geçti. BBC’ye konuşan kadınlar eğitim yasaklarını, kırbaç cezalarını ve değişen günlük yaşamlarını anlattı.
Taliban’ın İkinci İktidarında Beşinci Yıl: Kadınların Hakları Giderek Daraldı
Taliban’ın 15 Ağustos 2021’de Afganistan’da yeniden iktidarı ele geçirmesinin üzerinden beş yıl geçti. BBC’ye konuşan Afgan kadınlar eğitim, çalışma, seyahat ve sosyal hayata yönelik kısıtlamaların günlük yaşamlarını kökten değiştirdiğini anlatırken, Taliban yönetimi kadınların tüm alanlardan tamamen dışlanmadığını savunuyor.

Taliban’ın Afganistan’ın başkenti Kabil’e girerek yeniden yönetimi ele geçirdiği 15 Ağustos 2021’in üzerinden beş yıl geçti. ABD ve NATO güçlerinin ülkeden çekilmesiyle Batı destekli Afgan hükümetinin çökmesinin ardından iktidara gelen Taliban, özellikle kadınların eğitimi, çalışma hayatı, seyahat özgürlüğü ve kamusal alandaki varlığına yönelik getirdiği kapsamlı kısıtlamalar nedeniyle uluslararası kamuoyunun eleştirilerinin odağında bulunuyor.
BBC Afgan Servisi, Taliban’ın iktidara dönüşünün beşinci yılı kapsamında ülkenin farklı bölgelerinde yaşayan kadınlarla konuşarak son beş yılda günlük yaşamın nasıl değiştiğini ele aldı. Kadınların önemli bir bölümü güvenlik endişesi nedeniyle gerçek isimlerini kullanmazken, anlatımlarda eğitimden çalışma yaşamına, evlilikten sağlık hizmetlerine kadar pek çok alandaki kısıtlamalar öne çıktı.
2,6 milyondan fazla kız çocuğu ortaöğretimden mahrum kaldı
Taliban yönetiminin kadınlara yönelik politikalarının en belirgin alanlarından birini eğitim oluşturuyor.
Afganistan, dünyada kız çocuklarının ortaöğretime, kadınların ise üniversite eğitimine erişiminin fiilen yasaklandığı tek ülke konumunda. Taliban, Eylül 2021’den itibaren kız öğrencilerin altıncı sınıftan sonraki örgün eğitime devam etmesini engellerken, Aralık 2022’de kadınların üniversitelere gitmesi de yasaklandı.
UNICEF’in 14 Ağustos 2026’da yayımladığı verilere göre, Taliban’ın yeniden iktidara gelmesinden bu yana 2,6 milyondan fazla Afgan kız çocuğu ortaöğretim hakkından mahrum kaldı.
BBC’ye konuşan 18 yaşındaki Şakiba, Taliban’ın Kabil’i ele geçirdiği günü hayatının en ağır günlerinden biri olarak tanımladı. Eğitimini çevrim içi olarak sürdürebilmesine rağmen çocukluğundan beri kurduğu pilot olma hayalinin mevcut koşullarda gerçekleşmesinin neredeyse imkânsız hale geldiğini anlattı.
Kırbaçlama ve hapis anlatımları
BBC’nin görüştüğü kadınlardan bazıları Taliban yönetiminde maruz kaldıkları fiziksel cezaları ve gözaltı süreçlerini de anlattı.
Güvenlik gerekçesiyle gerçek adı açıklanmayan Şaima, kendisine 50 kez kırbaç cezası uygulandığını ve bunun hem kendisinde hem de ailesinde ağır etkiler bıraktığını söyledi.
Bir başka kadın Manizha ise evlenmek istediği bir erkekle ilişkisi nedeniyle gözaltına alındığını, halka açık şekilde 39 kez kırbaçlandığını ve ardından hapse gönderildiğini anlattı. Manizha, Taliban istihbaratının ilişkisini nasıl öğrendiğini bilmediğini belirterek cezaevindeki deneyimlerinin kendisini psikolojik olarak derinden etkilediğini söyledi.
Bu anlatımlar, Taliban’ın 2021’de yeniden iktidara gelmesinden sonra halka açık bedensel cezaları yeniden uygulamaya başlamasına ilişkin uluslararası insan hakları kuruluşlarının eleştirileriyle de örtüşüyor.
Boşanma ve zorla evlilik tartışması
Kadınların evlilikten ayrılabilme hakkı da Taliban yönetimindeki en tartışmalı konulardan biri haline geldi.
Taliban’ın 2026’da yayımladığı “Eşlerin Ayrılığına İlişkin Kanun” hakkında Birleşmiş Milletler uzmanları ciddi endişelerini dile getirdi. Uzmanlara göre düzenleme, çocuk yaşta gerçekleştirilen evliliklere hukuki alan açma ve kadınların şiddet içeren evliliklerden ayrılmasını daha da zorlaştırma riski taşıyor.
Taliban yönetimi ise söz konusu düzenlemenin İslam hukuku ve Hanefi fıkhına uygun olduğunu, zorla evliliğe izin verdiği yönündeki eleştirilerin doğru olmadığını savunuyor.
Kadın hakları örgütleri ve Birleşmiş Milletler uzmanları ise özellikle ekonomik bağımsızlığı bulunmayan, aile desteğinden yoksun veya şiddete maruz kalan kadınların boşanma konusunda ciddi hukuki ve sosyal engellerle karşı karşıya kaldığını belirtiyor.
Eski Taliban komutanları yeniden yönetimde
Taliban’ın bugünkü yönetim kadrosunda, örgütün 1996-2001 arasındaki ilk iktidar döneminde askeri ve idari görev üstlenmiş birçok isim bulunuyor.
Bunlardan biri Molla Abdullah Sarhadi. Sarhadi, Taliban’ın ilk yönetimi sırasında Hazaracat bölgesinde askeri komutan olarak görev yaptı. Middle East Institute’un Taliban yönetim kadrosunu izleyen verilerine göre Sarhadi, Taliban’ın 2001’de devrilmesi sırasında Kunduz’da Abdürreşid Dostum’a bağlı milisler tarafından yakalandı. Daha sonra ABD güçlerine teslim edildi ve Guantanamo’daki gözaltı merkezinde tutuldu.
Taliban’ın 2021’de yeniden iktidara gelmesinin ardından Sarhadi bu kez yönetici olarak geri döndü. Kasım 2021’de Bamyan Valiliğine getirilen Sarhadi, Ocak 2026’daki görev değişikliğiyle Cüzcan (Jawzjan) Valisi olarak atandı. Taliban yönetiminin kendi yayın organları da Sarhadi’nin 2026 başında Cüzcan Valiliği görevine getirildiğini doğruladı.
Sarhadi’nin yeniden üst düzey yönetime dönmesi, Taliban’ın ilk iktidar dönemindeki kadrolarla günümüzdeki yönetim arasındaki sürekliliğin örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Kadınların kamusal yaşamdaki alanı daraldı
Taliban yönetimi altında kadınların yaşadığı değişim yalnızca eğitimle sınırlı kalmadı. Kadınların birçok meslekte çalışması sınırlandırıldı, seyahatlerinde erkek refakatçi şartları getirildi ve kamusal alanlarda kıyafet ile davranış biçimlerine ilişkin kapsamlı düzenlemeler uygulamaya konuldu.
UN Women’ın çalışmalarına göre Taliban’ın iktidara gelmesinden sonra kadınların ve kız çocuklarının haklarını sınırlandıran 100’den fazla düzenleme ve karar yayımlandı. Kadınların çalışma hayatındaki payı da ciddi biçimde gerilerken, Afgan kadınların önemli bir bölümü kamusal hayattan giderek daha fazla uzaklaştırıldı.
BBC’ye konuşan kadınlar da yoksulluk ve günlük yaşamın zorluklarının eğitim, kariyer ve gelecek planlarını geri plana ittiğini aktardı.
Taliban yönetimi eleştirileri reddediyor
Taliban ise kadınların Afganistan’daki bütün toplumsal faaliyetlerden tamamen dışlandığı yönündeki değerlendirmelere karşı çıkıyor.
Taliban Dışişleri Bakanı Emir Han Muttaki, BBC’ye yaptığı açıklamada kadınların “hayatın bütün alanlarında tamamen kısıtlanmadığını” savundu. Muttaki, milyonlarca kız çocuğunun okullara ve medreselere devam ettiğini, kadınların öğretmenlik, kamu hizmetleri ve girişimcilik gibi bazı alanlarda çalışmayı sürdürdüğünü söyledi.
Buna karşılık UNICEF ve diğer uluslararası kuruluşlar, ortaöğretim ve üniversite yasağının Afganistan’ın gelecekteki kadın öğretmen, doktor ve sağlık çalışanı kapasitesini de tehdit ettiğini belirtiyor. UNICEF’e göre mevcut politikaların sürmesi halinde ülke 2030’a kadar 20 bin kadın öğretmen ile 5 bin 400 sağlık çalışanını kaybetme riskiyle karşı karşıya.
Beş yıl sonra değişmeyen temel tartışma
Taliban’ın 2021’de iktidara dönerken ilk yönetim dönemine kıyasla daha farklı bir yönetim anlayışı benimseyebileceğine ilişkin beklentiler oluşmuştu. Beş yılın ardından ise özellikle kadınların eğitimi ve kamusal hayata katılımı konusunda getirilen kısıtlamalar, örgütün 1996-2001 arasındaki ilk iktidarıyla güçlü benzerlikler taşıyor.
Bununla birlikte bugünkü Afganistan, ekonomik kriz, uluslararası izolasyon, milyonlarca kişinin insani yardıma ihtiyaç duyması ve komşu ülkelerden geri dönen büyük nüfus nedeniyle 1990’lardakinden farklı sorunlarla da karşı karşıya.
BBC’ye konuşan Afgan kadınların anlatımları ise beş yıllık değişimin en görünür sonuçlarından birini ortaya koyuyor: Milyonlarca kadın ve kız çocuğu için eğitim, çalışma, seyahat ve kamusal hayata katılma olanakları önemli ölçüde daralmış durumda.
