Türkiye, Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamında 2027 sonuna kadar 5 ülkeyle iş birliği anlaşması, 3 uluslararası kurumla mutabakat ve 3 hedef pazarda ihracat iş birliği başlatmayı hedefliyor.
Türkiye yapay zekâ diplomasisini hızlandırıyor: 2027’ye kadar 5 ülkeyle anlaşma
Türkiye, 2026-2030 Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamında küresel yapay zekâ standartlarında daha etkin rol üstlenmek ve yerli teknoloji ihracatını kolaylaştırmak için uluslararası iş birliklerini artıracak. 2027 sonuna kadar en az 5 ülkeyle ikili anlaşma, 3 uluslararası kurumla mutabakat ve 3 hedef pazarda karşılıklı tanıma mekanizması oluşturulması hedefleniyor.

Türkiye, yapay zekâ alanında küresel standartların belirlenmesinde daha fazla söz sahibi olmak, yerli ürün ve modellerin dış pazarlara açılmasını kolaylaştırmak ve bölgesel teknoloji iş birliklerini güçlendirmek amacıyla uluslararası diplomasi trafiğini artırmaya hazırlanıyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen 2026-2030 dönemi Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamında OECD, Birleşmiş Milletler, G20 ve yapay zekâ güvenliği alanındaki uluslararası platformlarda Türkiye’nin teknik katkısının artırılması planlanıyor.
ISO/IEC, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği ve UNESCO gibi standart, teknoloji ve etik yönetişim süreçlerinde de Türkiye tarafından teknik görüş ve pozisyon belgeleri sunulması, çalışma gruplarına katılım sağlanması ve ortak metinlerin hazırlanmasına katkı verilmesi hedefleniyor.
2027 sonuna kadar 5 ülkeyle anlaşma hedefi
Eylem Planı’nın uluslararası iş birliği ayağındaki somut hedefler de belirlendi. Türkiye’nin 2027 sonuna kadar en az 5 ülkeyle ikili yapay zekâ iş birliği çerçeve anlaşması imzalaması ve en az 3 uluslararası kurumla mutabakata varması öngörülüyor.
Aynı dönemde en az 3 hedef pazarda Türkiye’de geliştirilen yapay zekâ ürünleri ve sektörel modellerin ihracatını kolaylaştıracak karşılıklı tanıma veya uygunluk iş birliği mekanizmalarının başlatılması planlanıyor.
İş birliklerinin yalnızca imzalanan anlaşmalarla sınırlı kalmaması amaçlanıyor. Ortak test protokolleri, teknik çalışma grupları, veri ve hesaplama paylaşımı, ortak proje çağrıları ve ihracatı kolaylaştıran uygulamaların hayata geçirilmesi hedefleniyor.
Veri paylaşımında ise kişisel verilerin korunması, veri egemenliği, ulusal güvenlik, karşılıklılık, ticari sırlar ve fikrî mülkiyet haklarının gözetilmesi öngörülüyor.
Türk Dilleri Büyük Dil Modeli 2027’de kullanıma alınacak
Türkiye’nin bölgesel yapay zekâ politikasının önemli projelerinden biri Türk Dilleri Büyük Dil Modeli olacak.
Türk Devletleri Teşkilatı üyesi en az iki ülkeyle pilot çalışma başlatılarak Oğuz, Kıpçak ve Karluk dil ailelerini kapsayan ortak bir büyük dil modeli geliştirilmesi hedefleniyor. Modelin eğitiminde ortak altyapı ve üye ülkelerin yüksek performanslı hesaplama kaynaklarından yararlanılması planlanıyor.
Modelin kamu hizmetleri, eğitim, çeviri, bilgiye erişim ve kültürel miras gibi alanlarda kullanılması öngörülürken ilk sürümünün 2027 sonuna kadar üretim ortamına alınması hedefleniyor.
Veri katkılarının nasıl yapılacağı, model üzerindeki fikrî mülkiyet hakları, lisanslama ve olası ticari kullanım koşulları ise ülkeler arasında oluşturulacak ortak yönetişim modeliyle belirlenecek.
D-8 ve İİT ülkeleriyle ortak projeler
Türkiye, yapay zekâ alanındaki bölgesel iş birliğini Türk Devletleri Teşkilatıyla sınırlı tutmayacak. D-8 ülkeleriyle tarım, enerji, ticaret ve sanayide yapay zekâ pilotları geliştirilmesi planlanıyor.
İslam İşbirliği Teşkilatı kapsamında ise güvenilir ve etik yapay zekâ yönetişimi, kamu hizmetlerinde yapay zekâ kapasitesi ve dijital okuryazarlık programlarının uygulanması hedefleniyor.
2027 sonuna kadar en az 3 bölgesel ortakla kapasite geliştirme programı başlatılması, en az 2 stratejik ortakla ortak hesaplama altyapısı veya veri merkezi anlaşması yapılması ve en az 2 sektörde ortak veri kataloğu ya da model uyarlama programının devreye alınması planlanıyor.
TDT, D-8 veya İİT çatısı altında oluşturulacak en az bir bölgesel yapay zekâ programından toplamda en az 500 kamu personeli, araştırmacı veya girişimcinin yararlanması hedefleniyor.
Yapay zekâ diplomasisinin vitrini İstanbul olacak
İstanbul’un da Türkiye’nin uluslararası yapay zekâ vitrini ve yatırım diplomasisi merkezi haline getirilmesi planlanıyor. Küresel teknoloji etkinlikleri, yatırımcı buluşmaları, demo günleri ve ortak geliştirme programlarının önemli bölümünün İstanbul merkezli yürütülmesi hedefleniyor.
Terminal İstanbul gibi platformların yerli girişimlerle uluslararası yatırımcıları, teknoloji şirketlerini ve araştırmacıları buluşturan merkezler olarak kullanılması öngörülüyor.
Türkiye, bu adımlarla yapay zekâ alanında yalnızca uluslararası standartlara uyum sağlayan bir ülke olmak yerine, standartların oluşturulmasına katkı veren ve kendi teknoloji ürünlerini küresel pazarlara taşıyan aktörlerden biri olmayı amaçlıyor.
