Yunanistan, İsrail ile 3,1 milyar euroluk Aşil Kalkanı hava savunma sistemi için anlaşma imzalamaya hazırlanıyor. SPYDER, Barak MX ve David’s Sling tek ağda birleştirilecek.
Yunanistan’dan 3,1 milyar euroluk “Aşil Kalkanı” hamlesi
Yunanistan ile İsrail, yaklaşık 3,1 milyar euro değerindeki çok katmanlı hava ve füze savunma sistemi “Aşil Kalkanı” için nihai anlaşmayı imzalamaya hazırlanıyor. SPYDER, Barak MX ve David’s Sling sistemlerini bir araya getirecek projenin sözleşmenin ardından 35 ay içinde tamamlanması planlanıyor.

Yunanistan, hava ve füze savunma kapasitesini kapsamlı biçimde yenilemek amacıyla İsrail ile yaklaşık 3,1 milyar euro, güncel karşılığıyla yaklaşık 3,6 milyar dolar değerindeki “Aşil Kalkanı” projesinde imza aşamasına geldi. Tarafların nihai anlaşmayı 31 Ağustos’ta Tel Aviv’de imzalaması planlanıyor. Projenin sözleşmenin yürürlüğe girmesinden itibaren yaklaşık 35 ay içinde tamamlanması hedefleniyor.
Yunanistan’ın en üst düzey güvenlik organı KYSEA, temmuz ayında Aşil Kalkanı’nın da içinde bulunduğu toplam 4,2 milyar euroluk 11 savunma tedarik programına onay vermişti. Hava savunma projesi bu paketin yaklaşık 3,1 milyar euroluk en büyük bölümünü oluşturuyor.
Üç farklı İsrail sistemi aynı ağda buluşacak
Yeni hava savunma mimarisinin kısa, orta ve uzun menzilli tehditlere karşı birbirini tamamlayan sistemlerden oluşması planlanıyor. Rafael tarafından geliştirilen SPYDER kısa menzilli hava tehditlerine karşı görev yaparken, Israel Aerospace Industries üretimi Barak MX orta menzilli savunma katmanını oluşturacak. David’s Sling ise balistik füzeler ve daha uzun menzilli tehditlere karşı sistemin üst katmanında yer alacak.
Yeni sistemlerin Yunanistan’ın mevcut Patriot bataryaları, insansız hava araçları ve elektronik karşı tedbir sistemleriyle ortak bir komuta-kontrol ağına bağlanması öngörülüyor. Böylece farklı sensörlerden alınan verilerin tek merkezde değerlendirilerek tehdide uygun savunma aracının seçilmesi hedefleniyor.
Yapay zekâ tehditleri sınıflandıracak
Aşil Kalkanı’nın dikkat çeken unsurlarından biri de yapay zekâ destekli komuta-kontrol yazılımı olacak. Sistem, radar ve diğer sensörlerden gelen bilgileri değerlendirerek hava aracını, İHA’yı veya füzeyi sınıflandıracak ve tehdide karşı kullanılabilecek en uygun önleme yöntemini önerecek.
Bu yapıyla pahalı önleme füzelerinin daha düşük maliyetli tehditlere karşı gereksiz kullanılmasının önüne geçilmesi, hava savunma kaynaklarının daha verimli yönetilmesi amaçlanıyor. Yunan tarafının yazılım ve elektronik alt sistemler üzerinde kontrolünü koruyabilmesi de müzakerelerin önemli başlıklarından biri oldu.
12 Yunan şirketi projeye katılacak
Anlaşmada Yunan savunma sanayisinin projeye katılımı da önemli yer tutuyor. Yapılan görüşmeler sonucunda 12 Yunan şirketinin 700 milyon euroyu aşan üretim ve teknoloji çalışması üstlenmesi planlandı. Bu tutar projenin yaklaşık yüzde 25’ine karşılık geliyor.
Atina yönetimi son dönemde büyük savunma alımlarında yerli şirketlerin üretim, bakım ve teknoloji transferi süreçlerine dahil edilmesini temel şartlardan biri haline getirdi.
Ege’de mevcut karşı-İHA kapasitesi güçlendirilecek
Proje yalnızca Yunanistan ana karasını değil, adalardaki kritik askerî tesislerin korunmasını da kapsıyor. Doğu Ege’deki bazı adalarda halihazırda kullanılan kinetik olmayan karşı-İHA sistemlerinin yeni mimariye entegre edilerek güçlendirilmesi öngörülüyor.
Bununla birlikte, ham metinde yer alan yeni SPYDER bataryalarının belirli Ege adalarına kesin olarak konuşlandırılacağı bilgisi mevcut açıklamalarla doğrulanmış değil. Sistemlerin nihai konuşlanma noktalarının askerî planlama ve teslimat süreci ilerledikçe netleşmesi bekleniyor.
Atina hava savunmasını yeniden yapılandırıyor
Yunanistan, Aşil Kalkanı ile mevcut OSA-AK, TOR-M1 ve Hawk gibi eski hava savunma sistemlerinin bir bölümünü kademeli olarak yenilemeyi hedefliyor. Program; uçak, balistik füze, seyir füzesi, dolaşan mühimmat ve insansız hava araçları gibi farklı tehditlere karşı üst üste binen savunma katmanları oluşturacak şekilde tasarlanıyor.
Atina yönetimi projeyi değişen bölgesel güvenlik koşullarına karşı uzun vadeli savunma modernizasyonunun parçası olarak değerlendiriyor. Ege ve Doğu Akdeniz’deki askerî rekabetin yanı sıra Orta Doğu’da füze ve İHA kullanımının hızla yaygınlaşması da çok katmanlı hava savunmasına verilen önemi artırmış durumda.
