ECB Yönetim Kurulu Üyesi Isabel Schnabel, Jackson Hole’da tokenizasyonun finansal sistem üzerindeki etkilerini değerlendirdi ve merkez bankalarının blockchain altyapılarına entegre olması gerektiğini vurguladı.
Schnabel’den merkez bankalarına blockchain çağrısı
Avrupa Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Isabel Schnabel, Jackson Hole Ekonomik Politika Sempozyumu’nda tokenizasyonun finansal sistem ve merkez bankaları üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Schnabel, merkez bankası parasının tokenlaştırılmış finans dünyasında da sistemin güvenli çapası olarak kalması gerektiğini vurguladı.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) Yönetim Kurulu Üyesi Isabel Schnabel, finansal piyasalarda hızla gelişen tokenizasyonun merkez bankalarının rolünü de dönüştürebileceğini belirterek, merkez bankalarının blockchain tabanlı finansal altyapıların dışında kalmaması gerektiğini söyledi.
Schnabel, 28 Ağustos 2026’da ABD’nin Wyoming eyaletinde düzenlenen Jackson Hole Ekonomik Politika Sempozyumu’nda “Innovation in Tokenized Finance” başlıklı oturuma müzakereci olarak katıldı. Stanford Üniversitesi Profesörü Darrell Duffie’nin tokenlaştırılmış finans ve merkez bankacılığının geleceğine ilişkin çalışmasını değerlendiren Schnabel, merkez bankası parasının yeni finansal altyapılardaki yerinin korunmasının önemine dikkat çekti.
Merkez bankalarına “zincir üstüne çıkın” mesajı
Schnabel’e göre tokenizasyonun sunduğu imkânlardan tam olarak yararlanılabilmesi için merkez bankalarının da dağıtık defter teknolojilerine dayalı finansal sisteme doğrudan entegre olması gerekiyor.
Bu yaklaşım, merkez bankası parasının tokenlaştırılmış ortamda kullanılabilmesini, likidite sağlama operasyonlarının yeni teknolojilere uyarlanmasını ve para politikası araçlarının daha programlanabilir hale gelmesini kapsıyor.
Tokenlaştırılmış merkez bankası parası sayesinde finansal işlemlerde güvenli bir kamu parasının kullanılmaya devam edebileceğini belirten Schnabel, özel sektör tarafından çıkarılan stablecoin gibi araçların merkez bankası parasının yerini almasının önüne geçilmesinin finansal sistem açısından önem taşıdığı görüşünü dile getirdi.
Para politikası operasyonları da değişebilir
Tokenizasyonun yalnızca ödeme ve mutabakat süreçlerini hızlandıran bir teknoloji olmadığına işaret eden Schnabel, altyapının merkez bankalarının para politikası uygulamalarını da değiştirebileceğini değerlendirdi.
Programlanabilir işlemler sayesinde farklı faiz oranlarının uygulanması, teminat süreçlerinin otomatik hale getirilmesi ve gerektiğinde piyasalara daha hızlı likidite sağlanması mümkün olabilecek.
Bu yapı, özellikle günün her saatinde faaliyet gösterebilen tokenlaştırılmış piyasalarda merkez bankalarının finansal stres dönemlerine daha hızlı yanıt verebilmesine imkân sağlayabilir.
Euro Bölgesi’nde parçalanmayı azaltabilir
Tokenizasyonun Euro Bölgesi açısından öne çıkan avantajlarından biri de halen farklı ulusal altyapılar ve piyasa sistemleri arasında bölünmüş olan finansal işlemlerin daha entegre hale gelmesi.
Finansal varlıkların, merkez bankası parasının ve özel sektör parasının ortak veya birbirleriyle uyumlu dijital altyapılar üzerinde kullanılabilmesi, işlemlerdeki operasyonel karmaşıklığın azaltılmasına yardımcı olabilir.
Schnabel, bunun için tek bir ortak dijital defter oluşturulmasının seçeneklerden biri olduğunu belirtirken, farklı blockchain ve dağıtık defter sistemlerinin birbirine bağlandığı birlikte çalışabilir bir yapının da kullanılabileceğine işaret etti.
Böyle bir sistem, sınır ötesi işlemler ile farklı saat dilimlerinde gerçekleştirilen finansal işlemlerin daha hızlı yürütülmesine katkı sağlayabilir. Repo ve teminat işlemleri de tokenizasyonun operasyonel verimlilik sağlayabileceği alanlar arasında değerlendiriliyor.
ECB, Pontes ve Appia projeleri üzerinde çalışıyor
ECB ve Eurosystem, tokenlaştırılmış finansal piyasaların gelişimine yönelik çalışmalarını Pontes ve Appia projeleri üzerinden sürdürüyor.
Pontes projesi, dağıtık defter teknolojisine dayalı piyasa platformlarının mevcut Eurosystem ödeme ve mutabakat altyapısıyla bağlantı kurmasını hedefliyor. Böylece tokenlaştırılmış finansal varlık işlemlerinin merkez bankası parasıyla sonuçlandırılması amaçlanıyor.
Appia ise daha uzun vadede Avrupa için entegre bir tokenlaştırılmış finansal ekosistemin nasıl oluşturulabileceğine odaklanıyor. Çalışmada teknik altyapının yanı sıra birlikte çalışabilirlik, düzenleyici çerçeve, merkez bankası parasının kullanımı ve teminat yönetimi gibi başlıklar ele alınıyor.
Schnabel’in değerlendirmeleri, tokenizasyonun merkez bankalarının rolünü ortadan kaldırmak yerine bu rolün teknolojik altyapısını değiştirebileceğine işaret ediyor. ECB, finansal inovasyonun yaygınlaşmasıyla birlikte merkez bankası parasının güvenilir ve risksiz mutabakat aracı olma özelliğini korumayı hedefliyor.
