Dünya
KAYNAK TRT Haber Son Dakika · YAZAR Kent 44 · HABER GİRİŞ 28 Ağustos 2026, 11:17

İzlanda AB İçin Sandığa Gidiyor: Kritik Referandum Yarın

İzlanda halkı, 29 Ağustos’ta Avrupa Birliği’ne üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılıp başlatılmamasını oylayacak. Son anketler “Evet” ve “Hayır” cephelerinin başa baş olduğunu gösterirken, balıkçılık politikası, ekonomik ilişkiler ve değişen güvenlik ortamı kampanyanın temel başlıklarını oluşturuyor.

İzlanda AB Referandumu İçin Yarın Sandığa Gidiyor
Haber Özeti

İzlanda, 29 Ağustos’ta AB üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılmasını oylayacak. Son ankette “Evet” yüzde 51,3 ile az farkla önde.

İzlanda, Avrupa Birliği ile gelecekteki ilişkilerinin yönünü belirleyecek kritik bir referandum için 29 Ağustos Cumartesi günü sandık başına gidiyor. Yaklaşık 400 bin nüfuslu ülkedeki seçmenlere, “İzlanda Avrupa Birliği’ne katılım müzakerelerini yeniden başlatmalı mı?” sorusu yöneltilecek.

Referandumun sonucu danışma niteliğinde olacak. “Evet” çıkması İzlanda’nın otomatik olarak AB üyesi olacağı anlamına gelmeyecek. Hükümet üyelik müzakerelerini yeniden başlatacak, görüşmeler sonunda bir katılım anlaşmasına varılması halinde nihai üyelik kararı ikinci kez halkoyuna sunulacak.

Son ankette fark çok az

Referandum öncesindeki son kamuoyu araştırması yarışın son derece yakın olduğunu gösteriyor. 26 Ağustos’ta yayımlanan ankete göre seçmenlerin yüzde 51,3’ü müzakerelerin yeniden başlamasını desteklerken yüzde 48,7’si karşı çıkıyor.

Bu nedenle katılım oranının referandumun sonucunda belirleyici olabileceği değerlendiriliyor. AB yanlıları, İzlanda’nın Avrupa Ekonomik Alanı ve Schengen üzerinden zaten Avrupa ile güçlü biçimde bütünleştiğini ancak karar süreçlerinde söz hakkına sahip olmadığını savunuyor.

İzlanda 2009’da başvurmuştu

İzlanda, 2008 küresel mali krizinin ardından 2009 yılında Avrupa Birliği üyeliğine başvurmuş, resmi müzakereler 2010’da başlamıştı.

Ancak 2013 seçimlerinin ardından göreve gelen AB üyeliğine mesafeli hükümet görüşmeleri askıya aldı. İzlanda hükümetinin güncel açıklamasına göre 2009’daki üyelik başvurusu hukuken hâlâ geçerliliğini koruyor.

2024 seçimleri sonrasında Sosyal Demokrat İttifakı, Reform Partisi ve Halk Partisinin oluşturduğu koalisyon hükümeti, AB müzakerelerinin yeniden başlatılıp başlatılmaması konusunda halka danışma kararı aldı. İzlanda Parlamentosu Althing, referandum yapılmasını Mayıs 2026’da onayladı.

En kritik konu balıkçılık

AB üyeliğine karşı çıkanların en önemli gerekçelerinden biri İzlanda ekonomisinde stratejik öneme sahip balıkçılık sektörü.

Muhalifler, AB’nin Ortak Balıkçılık Politikası’na dahil olunması halinde İzlanda’nın deniz kaynakları ve balıkçılık kotaları üzerindeki bağımsız karar verme yetkisinin zayıflayabileceğini savunuyor.

Hükümet ise görüşmelerin yeniden başlaması halinde balıkçılıkta İzlanda’nın özel koşullarını dikkate alan düzenleme veya istisnaların müzakere edileceğini belirtiyor. Reykjavik’in güncellenecek müzakere hedefleri arasında balıkçılığın yanı sıra enerji, doğal kaynaklar, tarım, para politikası, güvenlik ve savunma da bulunuyor.

Güvenlik dengeleri tartışmayı değiştirdi

Referandumun önceki AB tartışmalarından ayrılan en önemli yönlerinden biri değişen güvenlik ortamı.

İzlanda NATO üyesi olmasına rağmen daimi bir orduya sahip değil. Ülkenin savunma yapısı NATO üyeliğinin yanı sıra 1951’de ABD ile imzalanan savunma anlaşmasına dayanıyor.

Rusya-Ukrayna savaşı, Arktik bölgesindeki artan stratejik rekabet ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’a yönelik açıklamaları, İzlanda’da Avrupa ile daha derin siyasi entegrasyon tartışmalarını yeniden güçlendirdi.

Müzakereler iki yılda tamamlanabilir

AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos, İzlanda’nın mevcut Avrupa mevzuatının büyük bölümünü Avrupa Ekonomik Alanı üyeliği nedeniyle zaten uyguladığını belirterek, üyelik müzakerelerinin diğer aday ülkelere kıyasla hızlı ilerleyebileceğini söyledi.

Brüksel’deki değerlendirmelere göre görüşmeler yeniden başlarsa süreç bir ila iki yıl içerisinde tamamlanabilir. Ancak bunun İzlanda’nın aynı sürede kesin olarak AB üyesi olacağı anlamına gelmediği belirtiliyor. Katılım anlaşmasının AB ülkelerinin onayından geçmesi ve ardından İzlanda halkının ikinci referandumda anlaşmayı kabul etmesi gerekecek.

Yarın yapılacak oylama bu nedenle doğrudan üyeliği değil, İzlanda’nın 13 yıl sonra yeniden Brüksel’deki müzakere masasına oturup oturmayacağını belirleyecek.